21 Aralık 2010 Salı

Bilgisayarda ‘büyük harf’ tartışması

Google, önümüzdeki yıl piyasaya süreceği diz üstü bilgisayarlarda yazının tamamını büyük harfle yazmayı sağlayan “Caps Lock” tuşunu kaldırınca yeni bir tartışma başladı

Klavye Google tüm dünyada kullanılan bu tuşun yerine aramayı hızlandıran bir tuş yerleştirdi. Buna göre bundan böyle büyük yazılması gereken harfler için “shift” tuşu kullanılacak, ancak yazının tamamını büyük harfle yazmak için tek bir tuşa basmak mümkün olmayacak. “caps lock“ tuşunu savunan kesim yazıda büyük harfin vazgeçilmez olduğunu ve bu nedenle tuşun eksikliğinin büyük zorluk yaratacağını söylüyor. Diğer kesim ise büyük harfin artık yalnızca özel isimler ve kısaltmalarda kullanıldığını, bu nedenle sorun yaşanmayacağını savunuyor. “Caps lock” tuşu daktiloların yaygın olduğu dönemde, önemli yazılara vurgu yapmak için icat edilmişti.

23 Kasım 2010 Salı

Her telefona uyan şarj

İnce uçlu-kalın uçlu' aramaya son!






Uluslararası Cep Telefonu Üreticileri ve Telekom Şirketleri Platformu (OMTP) önümüzdeki yıldan itibaren bütün cep telefonlarında kullanılabilecek tek bir şarj aletinin kullanıma sunulacağını bildirdi.

Nokia ve Ericson gibi dev cep telefonu üreticilerinin yanı sıra Orange, Telenor, Vodafone gibi uluslararası telekomünikasyon firmaları tarafından da desteklenen projenin cep telefonu kullanıcıları için büyük bir kolaylık sağlaması bekleniyor. Yeni şarj aletinin halen Apple tarafından üretilen İ-Phone'larda da kullanılan usb girişli olacağı öğrenildi. Uzmanlar söz konusu projenin milyonlarca Euro değerinde tasarruf sağlayacağını ifade ediyor.

AVRUPA PROJEYİ ONAYLADI

Dünyanın farklı ülkelerindeki yüz milyonlarca cep telefonu kullanıcısı tarafından uzun süreden beri beklenen ortak şarj aleti nihayet gerçek oluyor. Cep telefonu üreticileri ve Telekom firmaları nihayet bu konuda anlaşmaya vardığı öğrenildi. Önümüzdeki yıldan itibaren tek bir şarj aleti markasına bakılmaksızın bütün cep telefonlarında kullanılabilecek. Ortak şarj cihazı projesi Avrupa Birliği'nin standartlardan sorumlu organizasyonu CENELEG tarafından da onaylandı.

Danimarka Standartları Enstitüsü kararı büyük bir başarı olarak değerlendirdi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Danimarka Standartları Enstitüsü danışmanlarından Christian Verholt, "Ortak şarj aleti sadece müşteriler için değil aynı zamanda çevre için de büyük bir iyilik olacak" dedi.

29 Ekim 2010 Cuma

Youtube gerçekten açılıyor mu?

TİB İnternet Daire Başkanı, Haberturk.com Ekonomi Editörü Selin Kunt'a açıkladı

Youtub'la ile ilgili bir haber gündeme bomba gibi düştü: "YouTube her an açılabilir".

Gelen bilgiler merkezi Almanya'da bulunan bir Türk şirketinin kendi çabasıyla Yotutube'dan Atatürk'e hakaret içeren videoları kaldırttığı yönündeydi. Atatürk'ün görsellerini koruma yetkisi alan şirketin CEO'sunun verdiği bilgiye göre böylece Youtube'un açıılmasının önündeki engel kalkmıştı.

TİB İNTERNET DAİRE BAŞKANI OSMAN N. ŞEN ONAYLADI

Konuyla ilgili olarak bugün görüştüğüm TİB İnternet Daire Başkanı Osman N. Şen bu bilgileri doğruladı ve durumdan haberdar olduklarını söyledi. Osman Şen "Haber doğrudur, durumdan haberimiz vardır. Bu firma videoları sahiplenerek başvuruda Youtube'dan bulunup kaldırtmıştır. Yalnız konu yanlış anlaşılmasın videolar kalktı diye hemen Youtube açılacak gibi bir durum yoktur. Önce savcılığa konu kararın kaldırılması yönündeki ilgili talep iletilmelidir. Böyle bir kararı ancak yargı birimleri verebilir" dedi.

MADEM KOLAYDI NEDEN DAHA ÖNCE YAPILMADI?

Buna cevap aramadan önce sürecin nasıl işlediğini açıklamak lazım. Youtube'a erişim yasağı kararı yargı tarafından, Atatürk'e hakaret içeren uygunsuz videolar yüzünden alınmıştı. Bu videoların yayından kaldırılması için 2 yol izlenebilirdi: ilki büyük çapta bir kullanıcı şikayeti ve protestosu, ikincisi de videoların sahibinin (görsel hakkı) talepte bulunması.

İlk yöntem denendi, videolarla ilgili kullanıcılar Youtube'a pek çok şikayette ve kaldırılma talebinde bulundu ama sonuç alınamadı.İkinci yöntemde ise ortada garip bir durum vardı, görsellerin sahibi yoktu. Yukarıda belirttiğim gibi yayında olan bir görseli kaldırtmak için görsel haklarını elinde bulunduran kişinin yani sahibinin Youtube'a bunların silinmesini talep etmesi gerekiyor. Nedense yasağın başladığı tarihten bu yana yani yıllardır kimse bu görsellere sahip çıkmadı, üstüne almadı. Almanya'daki bu şirket kendi insiyatifi ile bir bakıma duruma el koyarak görsellere sahip çıktı ve hak sahibi olarak Youtube'a gerekli başvuruyu yaptı, videoları kaldırttı.

İÇİME KURT DÜŞTÜ

İtiraf etmem gerekir ki böyle basit bir çözüm yıllardır gözümüzün önünde duruyordu ve bizler ormana bakmaktan ağacı görmedik, kendime bu bakımdan çok kızıyorum. Yıllardır boşuna sıkıntı çektik ve çözümü basit bir sorunla belki de gereksiz yere gündemi meşgul ettik.

Öte yandan benim de daha önce aklıma gelmeyen bu yöntem uygulandığı zaman içimi bir rahatsızlık sardı: "Yıllardır Youtube yasağından şikayet ederek, kişi ve kurumlara verip veriştirerek isim yapanlar neden bu kadar basit bir çözümü daha önce uygulamamışlardı?"
Onlar da benim gibi işin bu kadar basit şekilde çözümleneceğini akıl edememişler miydi? Yoksa birileri yine mazlum edebiyatından prim mi yapıyordu? Youtube'un bu kadar seveni varken yıllardır kimsenin böylesine basit bir çözüm için kılını kıpırdatmaması bir tek bana mı tuhaf geliyor?
Sanırım bunun cevabını hiç bilemeyeceğiz.

24 Ekim 2010 Pazar

Pentagon WikiLeaks savaşına hazırlanıyor

Pentagon, Wikileaks adlı internet sitesinin gizli Irak savaşı belgelerini yayımlaması öncesinde 120 kişilik bir ekip oluşturdu.






Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon'un sözcüsü Albay Dave Lapan'a göre yeni kurulacak 120 kişilik siber-uzman ekibi, Irak savaşıyla ilgili belgeleri tarayarak Wikileaks'ın yayınının yol açabileceği etkiyi değerlendirmeye çalışacak.

Kurulduğu 2007 yılından bu yana hükümetleri zor durumda bırakan gizli belgeler yayımlayan Wikileaks, Irak savaşıyla ilgili 400 bin adet belge yayımlayacağını açıklamıştı.

BBC Türkçe'nin aktardığı habere göre, belgelerin askeri operasyonlar, Irak güvenlik güçleri ve sivil kayıplarla ilgili olacağı tahmin ediliyor. Temmuz ayında Afganistan savaşıyla ilgili olarak 70 bin belge yayımlayan site, Irak dosyaları için tarih vermedi.
Pentagon, tehlikeli bilgilerin deşifre olacağı gerekçesiyle sızdırılmış belgeleri geri istiyor.

Savunma Bakanlığı Sözcüsü, belgelerin bugün ya da yarın yayımlanması olasılığına göre hazırlık yaptıklarını söylerken, başka kaynaklar, yayının bu ayın sonunda gerçekleşmesini beklediklerini belirtiyor.

Temmuz'da Afganistan belgelerinin yayımlanmasından sonra, Amerikan ordusu, bu tür yayınların hem Amerikan askerleri hem de Amerika'ya yardım eden yerli halkı tehlikeye atabileceği uyarısında bulunmuştu.

Ancak Savunma Bakanı Robert Gates, Senato Silahlı Kuvvetler Komisyonu'na gönderdiği yazıda internet sitesinin yayımladığı belgelerin hassas istihbarat kaynaklaerı ya da metotlarını deşifre etmediğini belirtmişti.

FİNANSMAN TUZAĞI

Bu arada sadece bağışlarla ayakta durabilen WikiLeaks'e, internetteki ödemelerine aracılık eden firmadan kötü bir haber geldi.

The Guardian gazetesinin haberine göre, internet ödeme hizmeti sunan Moneybookers adlı firma, "ABD'nin 'izlenen şüpheli siteler' listesine girdiği ve Avustralya hükümetinin de kara listesinde yer aldığı için" WikiLeaks'in hesabını kapadığını açıkladı.

Moneybookers, WikiLeaks'e yapılan online bağış işlemlerini yürütüyordu.

Firmadan, WikiLeaks'in Avustralya vatandaşı olan kurucusu Julian Assange'a gönderilen mektupta, "sitenin güvenlik departmanı tarafından incelendiğini ve devletlerce yürütülen kara para aklama ve diğer suçlarla ilgili soruşturmalara konu olduğu gerekçesiyle hesabın askıya alındığı" belirtiliyor.

2 milyar kişi tıklayacak, 5 milyar kişi tuşlayacak

ITU'nın raporu kullanıcı sayısının bu yıl bu rakamları da aşmasını bekliyor


İnternet kullanıcısı 2 milyara dayandı
BM Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), dünyada bu yıl internet kullanıcı sayısının 2 milyarı aşacağını bildirdi.
ntvmsnbc ve Ajanslar
Güncelleme: 11:04 TSİ 21 Ekim. 2010 Perşembe

ITU'nın raporunda, dünyada internet kullanıcı sayısının son 5 yılda ikiye katladığı, bu yıl internet kullanıcısı sayısının 2 milyarı aşacağı belirtildi. Bu rakam 6,9 milyar olan dünya nüfusunun neredeyse üçte birine denk düşüyor.

Bu yıl yeni internet kullanıcısı sayısının 162 milyonu gelişmekte olan ülkelerden olmak üzere 226 milyonu bulacağı belirtilen raporda, bu yıl sonunda gelişmiş ülkelerdeki nüfusun yüzde 71'inin ve gelişmekte olan ülkelerdeki nüfusun yüzde 21'inin internete bağlanacağı kaydedildi.

ITU'ye göre, Avrupa'da nüfusun yüzde 65'i internete bağlanırken, bu oran Amerika'da yüzde 55, Asya-Pasifik bölgesinde yüzde 21,9 ve Afrika'da yüzde 9,6 seviyesinde bulunuyor. Gelişmekte olan ülkelerde okullarda, iş yerlerinde ve kamu alanlarında internet bağlantısının kritik öneme sahip olduğu, gelişmekte olan ülkelerde evlerde internete bağlanma oranı yüzde 13,5 iken bu oranın gelişmiş ülkelerde yüzde 65 olduğuna işaret edildi.

ITU, gelişmekte olan ülkelerde yüksek hızlı internet bağlantısını güçlendirmenin özelikle önemli olduğunu vurguladı.

Bu arada cep telefonu kullanıcısının doyum noktasına ulaşması nedeniyle yeni cep telefonu abone sayısının yavaşladığı belirtildi.

Bu yıl sonunda cep telefonu abonesi sayısının 5,3 milyarı bulacağı, bunun 940 milyonunun yüksek hızlı bağlantıya sahip olduğu ifade edilen raporda, dünya nüfusunun yüzde 90'ından fazlasının cep telefonu şebekeleri kapsama alanında yaşadığı kaydedildi.

17 Ekim 2010 Pazar

Microsoft a Viagra şoku !

Hacker lar Microsoftun Sitesine Sızdılar


Bu Yazıyı okuyunca bende internet ne kadar güven diye düşündüm ve bu haberi eklemeye karar verdim.
Sizce İnternet siteleri ne kadar güvenli ?

İşte Haber

Geçtiğimiz 3 hafta boyunca Microsoft'a ait internet adresleri kötü niyetli kişilerin oyuncağı oldu.

Rusya menşeili suçlular tarafından 1000 kadar sahtekarlık için kullanılan internet sitesine trafik yönlendirildi. Seizemed.com, yourrulers.com, crashcoursecomputing.com gibi adresler, Viagra, Human Growth Hormne gibi çeşitli cinsel sorun ilaçlarının pazarlamasında kullanıldı. Microsoft'un kullandığı Ip adresleri üzerinden yapılan yönlendirmeler sonunda keşfedildi.

Domain Information Groper ile yapılan kontrollerde de 131.107.202.197 ve 131.107.202.198 gibi Microsoft adına kayıtlı adreslerin kötü niyetli kullanımı doğrulandı. Bu durum Microsoft kampüsündeki bilgisayarlardan birisinin zararlı yazılım bulaştırmak suretiyle ele geçirildiği düşüncesini doğurdu.

Şimdi bu konunun temellerine iniliyor ve IP adreslerinin nasıl ele geçirildiği araştırılıyor.

Kaynak : Chip.com.tr

14 Ekim 2010 Perşembe

Bildiğiniz pazarlama artık bildiğiniz gibi değil

İnteraktif Pazarlama Dünyası IPZ 2010’da buluşuyor!


İnteraktif pazarlamanın nabzının tutulduğu İnteraktif Pazarlama Zirvesi İPZ, bu yıl 18 – 19 Ekim 2010 tarihleri arasında İstanbul Modern Sanat Müzesi'nde gerçekleşecek. ‘Bildiğiniz pazarlama artık bildiğiniz gibi değil’ sloganıyla yola çıkan zirvede, interaktif pazarlama dünyasındaki yenilikler, sektör sorunları, çözüm modelleri gibi interaktif pazarlamaya ait her konu ele alınacak.

İletişim dünyasının yükselen yıldızı interaktif pazarlamanın ülkemizde hak ettiği yerde olmasını, sektörün gelişimi açısından özendirici, kilometre taşı olabilecek iyi işleri ödüllendirmeyi ve pazarlama profesyonellerine interaktif araçlarla ilgili net ve uygulanabilir bir reçete sunmayı hedefleyen İPZ 2010, bu yıl bir dijital reklam ve pazarlama bienali havasında geçecek.

Yakın bir zamana kadar pazarlama yönetiminde ne dijital mecra ne de dijital mecranın pazarlamanın bir aracı olarak kullanması biliniyordu. Oysaki günümüzde, her gün yeni bir hizmeti kullanıcısına sunan dijital mecrayı kullanmamak, büyük bir fırsatı kaçırıyor olmak anlamına geliyor. Ayrıca bilinçsiz kullanım, yanlış stratejiler ve bilgi eksikliği nedeniyle hala ülkemizde hak ettiği değeri görmüyor.

İşte IPZ, tüm bu ihtiyaçlardan yola çıkarak ve sektördeki boşluğu doldurmak amacıyla gerçekleştiriliyor.

İPZ 2010’da neler var?


İPZ 2010 bir reklam ve pazarlama bienali olacak. Tüketicinin önümüzdeki 10 yıl boyunca karşılaşacağı mecralara markaların ve ajansların ve hatta tüketicilerin dokunmasını sağlayacak. Yakınsama ve dijital-konvansiyonel arasındaki ayrımların ortadan nasıl kalktığını gösterecek. Tüketici deneyimi ve marka deneyimini ortak bir potada tüm pazarlama ve reklam oyuncuları ile eritecek. Pazarlama/reklam teknolojilerinin gelişimi ve evrimine şahitlik edecek. Yenilikler ve yeni teknolojilerin reklamı nasıl dönüştüreceğini yakından görmek isteyenler için ortam yaratacak

Öte yandan, deneysel ve deneyimsel bir reklam ve pazarlama sergisinin yer alacağı etkinlikte, içerikle bağlantılı olan ‘Manga Animasyon’ ve ‘Hüseyin Çağlayan’ resim sergileri de misafirlere açık olacak.

IPZ YOUTH ile gençlere sosyal medyada girişimci olma fırsatı anlatılacak

IPZ 2010’un 2. gününde söz gençlerin olacak. youtholding sponsorluğunda ‘İnteraktif dünyanın en önemli kullanıcıları gençler için tasarlanan, ‘Youth’ konsepti ile bir etkinlik gerçekleşecek. Bu etkinlikte, dijital mecradaki fırsatlar, girişimcilik ve gençlerin kariyer kaygıları ele alınacak. Sektörün en önemli oyuncularından, konuşmalarıyla sürecek zirvede; online dünyada girişimci olmak, fark yaratmak, online para kazanmak gibi konular tüm yönleriyle ele alınacak

Ayrıntılı bilgi için www.ipz2010.com

Kırılamayan şifrenin peşinde

TÜBİTAK'ın kuantum kripto projesi!

NATO için çok sayıda kripto cihazı geliştiren ve Türkiye'nin ilk kriptolu cep telefonunu üreten TÜBİTAK, şimdi de kırılamayan şifreleme sistemi olarak bilinen kuantum kripto sistemlerine el attı.

TÜBİTAK'ın yeni hedefi, kuantum kripto sistemlerinde uzmanlık alanını geliştirerek, tümüyle yeni hesaplama yöntemlerini destekleyen ve yeni algoritmalar yazmaya olanak tanıyan kuantum bilgisayarlar konusunda araştırmalar yapmak.
TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi(BİLGEM) Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) Müdürü Alparslan Babaoğlu, Türkiye'nin kripto konusunda geldiği seviyenin bu konuda teknolojiyi yönlendiren 5-6 ülke seviyesinde olduğunu belirterek, enstitülerinin çok daha farklı ve ileri teknoloji cihazları yapma konusunda araştırmalar yürüttüğünü kaydetti.
Dünyada ileri kriptoloji uygulamalarının kuantum kriptoloji uygulamalarında yoğunlaştığını belirten Babaoğlu, ''Yani onlarca laboratuvar kırılmaz kripto sistemleri yapmaya çalışıyor. Bildiğimiz kripto sistemleri kullanıcı hatalarından bir süre sonra kırılabilir. Algoritmalarınızı ne kadar güçlü yaparsanız yapın kullanıcı hatası varsa bir süre sonra bu kriptolar kırılabilir ama kuantum kripto sistemleri bu iş için çok daha güvenli'' diye konuştu. Kuantum kripto sistemlerinde kodlamanın fotonlar kullanılarak yapıldığını ve kodlanan fotona erişmemesi gereken birisinin erişmesi durumunda fotonun polarizasyonunun değişerek kullanıcıların bilginin çalındığından haberdar olduğunu ve çalınan bilgilerin kullanılmayarak yerine yeni bilgi göndermek suretiyle çalınmayan bilgilerle güvenli bir iletişim kanalı oluşturulduğunu anlatan Babaoğlu, kuantum kripto sistemlerinde kullanıcı hatalarının bulunmadığını söyledi. Kuantum bilgi işleme sistemleri üzerinde en çok Japonya, ABD, Kanada, Çin ve Avrupa Birliği üyesi ülkelerin çalıştığını, bu konuya çok büyük yatırımlar yapıldığını anlatan Babaoğlu, bu araştırmaların büyük kısmının gizli olarak yürütüldüğünü belirtti. Babaoğlu, hedeflerinin Türkiye'de ilk kuantum ışınlamayı, daha sonra da tümüyle yeni hesaplama yöntemlerini destekleyen ve niteliksel olarak yeni algoritmalar yazmaya olanak tanıyan kuantum bilgisayarların üretimini hedeflediklerini bildirdi.

NATO'NUN OFF-LINE KRİPTO CİHAZI DA TÜBİTAK'TAN





TÜBİTAK BİLGEM UEKAE Müdürü Alparslan Babaoğlu, NATO için off-line kripto cihazı da geliştirdiklerini bildirdi. NATO'nun off-line kripto ihalesine pek çok ülkenin katıldığını, ancak tüm ülkelerin şartnameyi sağlayamadıkları için tek tek çekildiğini belirten Babaoğlu, ''Türkiye NATO'nun off-line kripto cihazı ihalesine tek kaynak sağlayıcı olarak katılacak. Çünkü bizden başka hiç bir ülke, NATO'nun istediği koşulları sağlayamadı. Bu şu anlamına geliyor, bugüne kadar tüm dünyaya, NATO'ya ve hatta Türkiye'ye off-line kripto cihazı sağlayan Hollanda dahil, tüm NATO ülkeleri, artık Türkiye'nin ürettiği yeni nesil kripto cihazını kullanacak'' dedi.

AA

12 Ekim 2010 Salı

Dünya lideri olduk

Türkiye’de cep telefonu kullanıcılarının günde ortalama 76 dakika konuştuğu belirlendi


Ericsson’un ‘Consumer Lab 2010 Türkiye’ araştırmasından çıkan sonuçlara göre, “Gün içinde ne kadar süre telefonla konuştukları” sorulduğunda, Türk kullanıcılar günde 76 dakikalarının mobil telefon konuşmasıyla geçtiğini bildirdi. Bunun 52 dakikasının kişisel, 24 dakikasının ise iş ile ilgili görüşmelerden oluştuğu saptandı. Bu sonuçla Türkiye, dünyadaki araştırmalar içinde en yüksek konuşma süresine sahip ülke oldu. Türkiye’yi 70 dakikayla ABD, 56 dakikayla İtalya, 53 dakikayla Endonezya, 48 dakikayla Rusya, 44 dakikayla İngiltere ve 41 dakikayla Çin izledi.

YÜZDE 48 MEMNUN

Ericsson, Türkiye’de yedi bölgedeki 15 şehirden 1500 kişiyle araştırma yaptı. Bu araştırmadan çıkan sonuçlar şöyle sıralanıyor:
Türk halkı mobil genişbantta yüzde 48’lik memnuniyet derecesine sahip. Halkın yüzde 79’u mobil genişbantın ne olduğunu bilirken, 3G’de bilinirlik yüzde 84’ü buluyor.
Araştırmanın Türkiye’deki sabit genişbant ve taşınabilir bilgisayar kullanımı sonuçlarına bakıldığında ise, 2006’da yüzde 24 ve 2008’de yüzde 45 olarak ölçülen sabit genişbant kullanımı, 2010’da yüzde 62’ye çıktı.
2006’da yüzde 8, 2008’de yüzde 21 olan taşınabilir bilgisayarların pazardaki oranı da 2010’da yüzde 26’ya ulaştı.

YÜZDE 28'İ SOSYAL AĞ

Araştırma, mobil genişbant ve mobil internet kullanımının ise şu anda yüzde 6 civarında olduğunu gösterdi.
Araştırmaya katılanlar arasında sosyal ağların insanların iletişim yetenekleri ve dili doğru kullanmaları konusunda olumsuz etkisi olduğunu düşünenlerin oranı araştırmanın yapıldığı 25 ülke ortalamasında yüzde 36 olurken, bu oran Türkiye’de yüzde 45 olarak gerçekleşti.
‘Fırsat buldukça işte bile olsam sosyal ağ sitelerini ziyaret etmeye çalışıyorum’ diyenlerin oranı ise dünya ortalamasında yüzde 18, Türkiye’de yüzde 28 oldu.

MOBİL İNTERNETTE 'ÖZEL'İZ

ERICSSON Türkiye Pazarlama ve Strateji Müdürü Erdem Aksakal, Türkiye çapında 1500 kişiyle yaptkları araştır-manın telekom pazarındaki sonuçları gösterdiğini belirterek, “Türkiye’nin diğer ülkelerle kıyaslandığında mobil internette pek çok alanda özel bir konumda olduğunu görüyoruz” dedi.

11 Ekim 2010 Pazartesi

Google'dan Cahit Arf anısına özel logo

Google, dünyaca ünlü matematikçimiz Cahit Arf'ın 100. doğumgünü anısına bugün küresel anasayfasında farklı logo kullanıyor.


Arama motoru 11 Ekim tarihinde kullandığı özel logoyla da dünyaca ünlü matematikçimiz Ord. Prof. Dr. Cahit Arf'ı 100. doğum gününde onurlandırıyor.

Arf, aritmetik alanındaki çalışmalarıyla ünlü. Cisimlerin kuadratik formlarının sınıflandırılmasında ortaya çıkan değişmezlere ilişkin olarak geliştirdiği formül, dünya literatüründe "Arf Değişmezi" olarak biliniyor. Formülden alınan bir kesit de Arf'ın portresiyle birlikte bugün kullanmakta olduğumuz 10 TL'lik banknotların arka yüzünü süslüyor.

Arf Değişmezi'nin yanısıra Arf halkaları ve Hasse-Arf Teoremi gibi kendi adıyla bilinen birçok kavramı matematik literatürüne kazandıran Cahit Arf, 1997 yılında aramızdan ayrıldı.

Google servis verdiği ülkelerin özel günlerinde veya dünya çapındaki önemli kişi ve olayların anıldığı günlerde, orjinal logosu yerine İngilizce "karalama çizim" anlamına da gelen "doodle" adındaki özel logoları kullanarak 'jest' yapıyor.

Elbette bu 'jest'ler genellikle 'yerel' kalıyor, yani sadece ilgili ülkedeki Google anasayfasında yer alıyor, oradaki kullanıcılarının yüreklerini okşayıp haber olmayı başarıyor.



Google Earth olay yarattı

Google Earth'te görmeyi hiç ummayacağınız bir görüntü, bakın ortalığı nasıl karıştırdı...


Ha'aretz'den Avi Scharf'ın haberine göre; Google Earth sayesinde Suriye'nin hazırladığı yeni bir roket üssü görüldü. Bir vadinin içinde bulunan askeri üssün çevresinde 400 metre yükseklikte dağlar bulunuyor. Dağların içine açılmış birçok beton tünel de oradaki Scud füzelerine çıkıyor.

Şam'ın yanındaki bu üste Scud füzelerinin yanı sıra 300 kilometre menzili bulunan M-600 mermiler de bulunuyor. Roket üssü hakkındaki başka bir iddia da, füzelerin İran'dan geldiği üzerine. Sunday Times'ın haberine göre; İran'dan gelen bu füzeler Şam'ın yakınındaki Adara havaalanına getiriliyor ve daha sonra yine iddiaya göre Hizbullah'a iletiliyor.

Bakalım, Google Earth'ün "göstermemesi gereken" bu üs hakkındaki iddialar nereye kadar uzanacak...

Kaynak : chip.com.tr

10 Ekim 2010 Pazar

Kendi sosyal Network ünü kur

Facebook ya da Twitter size göre değil mi? İşte kendi sitenizi kurmanızı sağlayacak 2 basit araç


Facebooka rakip olun!

Facebook ve benzeri sosyal ağ siteleri bugün milyonlarca kişiyi peşinden sürüklemeye devam ediyor. Fakat bir sosyal ağ sitesi sahibi olmak sandığınız kadar zor değil. Üstelik bunun için tek satır program yazmanıza veya herhangi bir seviyede programcılık bilgisi sahibi olmanıza da gerek yok. Tek yapmanız gereken ücretsiz seçeneklerden birini tercih etmek ve dakikalar içinde kendi sosyal ağ sitenize sahip olabilirsiniz. İşte size iki alternatif...
SocialWok
SocialWok'un en önemli özelliği sadece belli bir alan adına ait e-posta adresleri kullanarak üye olunmasına izin vermesi. Böylece sadece aynı şirket veya aynı okul öğrencilerinin üye olabileceği bir sosyal ağ oluşturabilirsiniz. Ayrıca kayıt için ücretsiz Gmail servisini de kullanmak mümkün. Fakat bu durumda da davet edeceğiniz kişiler de Gmail hesapları ile üye olmak zorundalar.

İkinci alternatifiniz: Shout'Em

Shout'em
SocialWok'a göre üyelik özellikleri daha esnek olan Shout'Em, sosyal ağını sadece kapalı bir gruba açmak istemeyenler için daha uygun bir seçenek. Çünkü Shout'Em'de üye olurken kullanılacak e-posta adreslerine yönelik bir kısıtlama yok. Üstelik son derece pratik bir şekilde sosyal ağınızı kurmanıza olanak veren sistem, kişiselleştirme konusunda da zengin seçeneklere sahip.

Google bunu da yaptı

Google bunu da yaptı

Yazılım mühendisi Sebastien Thrun şirketin resmi blogundan yaptığı açıklamada, diğer araçları görmek için üstündevideokameralar, radar sensörleri ve lazer menzil ayarlayıcıları bulunan otomobillerin şimdiye dek yapılan deneme sürüşlerinde 224 bin kilometreden fazla yol katettiğini belirtti.





Bu testler sırasında araçlarda her an kontrolü ele almak üzere deneyimli bir sürücünün ve bir yazılım uzmanının da bulunduğunu belirten Google, bu araçların trafik yoğunluğunun ve kaza sayısının azalmasına yardımcı olmasını umduğunu bildirdi.

Şoförsüz test otomobilleri, San Francisco'nun ünlü Golden Gate Köprüsü, kentin meşhur inişli çıkışlı sokakları ile Google'ın ofis binaları ve Tahoe Gölü arasında mekik dokudular.

Google mühendisleri New York Times gazetesine, otoyollarda bu araçların hiçbir kazaya karışmadan gidip geldiklerini, sadece bir kez bir otomobilin trafik ışıklarında başka bir araca hafifçe arkadan çarptığını anlattılar.

Stanford ÜniversitesiBilgisayarBilimi ve Elektrik Mühendisliği Profesörü Thrun, yürüttükleri projede güvenliğin öncelikli olduğunu belirterek, deneme sürüşleri yapılan otomobillerin kat ettiği yolların önceden gerçek sürücüler tarafından belirlendiğini, sonra da polise bildirildiğini kaydetti.

Dünya Sağlık Örgütü'nün rakamlarına göre her yıl trafik kazalarında dünyada 1,2 milyondan fazla kişinin öldüğünü anımsatan Thrun, geliştirdikleri teknolojinin bu sayıyı azaltabileceğinin, belki yarıya indirebileceğinin altını çizdi.

Profesör Thrun, bu projenin henüz deneme aşamasında olmasına karşılık, ileri bilgisayar bilimi ve teknolojisinin gelecekte ulaşımın nasıl olacağını göstermesi açısından önemli olduğunu belirterek, "Gelecek heyecan veriyor" dedi.

Sadeceinternetteknolojilerinde sunduğu çözümlerle değil, tüm insanlığın en büyük problemlerine de çözüm arayan bir şirket olmak istediğini açıklayan Google, buteknolojisayesinde tamamen insansız araç geliştirmek değil, sürücülere mümkün olan en fazla yardımı sağlamayı amaçladığına işaret ediyor.

7 Ekim 2010 Perşembe

Bilgisayarınız birkaç saniyede açılacak

Bilgisayardaki en eski yazılımlardan olan ve Bios olarak bilinen bileşendeki güncelleme sayesinde PC'ler birkaç saniyede açılabilecek.

Yeni PC'ler, masaüstü bilgisayarların en eski parçalarından birinin güncellenmesi sayesinde sadece birkaç saniye içinde çalışmaya başlayabilecek.

Bu güncelleme, bilgisayarların Bios olarak bilinen ve işletim sisteminin devreye girmesini sağlayan 25 yıllık çalıştırma yazılımının sonu anlamına geliyor.

Aslında bu kadar uzun süre kullanılması planlanmayan bu yazılım, modern PC'lere de uyum sağlayabildiği için uzun ömürlü oldu.

Bios'un yerini alacak ve eskisinden daha esnek olacak şekilde tasarlanan "UEFI" (Unified Extensible Firmware Interface-Birleşik Uzatılabilir Yazılım Arayüzü) yazılımı, 2011'den itibaren yeni PC'lerde kullanılmaya başlanacak.

6 Ekim 2010 Çarşamba

Türksat, uydudan kablosuz internet ( UydunetSky ) hizmeti vermeye başladı

Türksat, uydudan kablosuz internet erişimini vermeye başladı. UydunetSky markas ile ve “Kimse internetsiz kalmasın” sloganıyla sunulan hizmet sayesinde, karasal altyapının olmadığı yerlerde de artık internet kullanmak mümkün hale gelecek.
Türksat A.Ş.’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Türksat sahip olduğu uydu iletişim altyapısını kullanarak, uydudan kablosuz internet erişimini vermeye başladı. UydunetSky markas ile ve “Kimse internetsiz kalmasın” sloganıyla sunulan hizmet sayesinde, karasal altyapının olmadığı yerlerde de artık internet kullanmak mümkün hale gelecek. Son kullanıcılar için geliştirilen UydunetSky, genişbant internet sayesinde dosya indirme, internette gezinti yapma, e-posta alam ve gönderme gibi hizmetleri Türkiye’nin her yerinden sağlanacak. UydunetSky alabilmek için, uydu anteni kurulumu (74 cm çapında), modem ve aktivasyon hizmeti gerekecek. Aboneler, uydu kurulumunu satın alabilecek ya da kiralayabilecek. Türksat uydular üzerinden 2 Mbps’ye kadar internet erişiminin sağlanabileceği UydunetSky hizmetinde kullanıcılar, aylık 1 veya 2 GB limitleri seçebilecekleri gibi, kota aşımlarında tarifede belirten ücretler üzerinden ilave hizmet de alabilecek. UydunetSky aboneleri, karasal mobil ve sabit altyapıdan bağımsız internet erişimi için ayda 36 dolardan başlayan ücretler ödeyecek.

5 Ekim 2010 Salı

Siber savaş başladı

Önde gelen internet güvenlik firması Kaspersky Labs'in kurucusu Eugene Kaspersky, dünyanın devletler arası siber-savaş çağına girdiğini söyledi.





İSTANBUL - İstanbul Teknik Üniversitesi’nde bir konferans veren, dünyanın önde gelen anti-virüs yazılım şirketlerinden Kaspersky’nin Başkanı Eugene Kaspersky, dünyanın siber savaş çağına girdiğini, Türkiye’nin de böylesi bir saldırıya uğrayabileceğini söyledi. NTV’ye konuşan Kaspersky “İleride ordularda siber-tugaylar görürseniz şaşırmayın” dedi.

Siber saldırı kavramı son olarak gündeme İran’ın endüstri tesislerindeki bilgisayarlarda tespit edilen ‘Stuxnet’ adlı yazılımla gelmişti. İddia, bu sanal saldırının ardında ABD ya da İsrail'in olabileceği yönündeydi. Bu konuda görüşünü sorduğumuz Kaspersky, Stuxnet’i ayrıntılı olarak incelediklerini ve yazılımın bugüne kadar gördükleri en karmaşık zararlı yazılım olduğunu söyledi.

“İki aydır üzerinde çalışıyoruz ve hala yeni bulgular elde ediyoruz” diye konuşan Kaspersky, Stuxnet’in “sıradan internet korsanlarının işi olamayacağını” iddia etti.

Kaspersky, “Bunu bir devlet mi üretti?” şeklindeki soruyu şöyle yanıtladı: “Bu yazılım sanal suçluların ya da internet holiganlarının ürünü değil. Geriye ne kalıyor? Bir devlet olabilir. Politik sebepleri olan bir saldırı gibi gözüküyor ve çok ciddi.”

“Korkarım ki buna benzer daha çok olay göreceğiz” diye konuşan Kaspersky, Türkiye'nin de bu tür saldırılarla karşılaşabileceğini savundu.

İleride nükleer santrallerin ya da silah sistemlerinin açılıp kapanmasına yolaçacak saldırgan yazılımların ortaya çıkmasının olası olduğunu söyleyen Kaspersky, “korkarım bu gerçekleşecek” dedi.

Kaspersky, bu saldırıların önlenmesi için yeni birimlerin kaçınılmaz olduğunu, hükümetler bu alandaki çalışmalara daha çok eğileceğini söyledi.

Google’dan ‘jpeg’e rakip format

Daha az yer kapladığı için internet sitelerinin daha hızlı yüklenmesini sağlayacak yeni görsel formatı WebP, Google tarafından tanıtıldı.


Artık arama motoru kimliğinin çok ötesine geçen Google, şimdi de dijital fotoğraf formatı geliştiriyor. WebP adını verdikleri yeni format, ‘jpeg’e kıyasla yüzde 40 daha az yer kaplıyor.

Ürün geliştirme müdürü Richard Rabbat, bugün internette yer alan görsel formatların 10 yılı aşkın bir süre önce geliştirildiğini ve o günlerin teknolojisini taşıdğını söyledi. Ekip olarak görüntü kalitesini düşürmeden web’te yüzde 40 daha az yer kaplayan kaplayan WebP formatını geliştirdiklerini söyleyen Rabbat, bir kaç hafta içinde Chrome tarayıcıda bunu test etmeye başlayacaklarını açıkladı.

İnternet sitelerinde jpeg veya gif olarak yer alan sabit görsellerin yüzde 40 daha az yer kaplaması durumunda, sayfalar çok daha çabuk yüklenecek. Firma, kendi ürünü Chrome dışında diğer tarayıcıların da bu formatı desteklemesi için yayıncı firmalarla görüşmelerini sürdürüyor.

Google TV Sitesi Yayında

Google'ın büyük beklentiler ile birlikte geliştirdiği Google TV adlı sistem, sonunda bir web sitesi ile birlikte kullanıcıların karşısına çıkıyor





Google'ın son oyuncağı Google TV, sonunda kendisine ait bir web sitesi ile kullanıcılarının karşısına çıkıyor. Google TV'nin resmi sitesinde, bu servise ait geniş ve detaylı bilgilendirmeler bulunuyor. Google, bu servisiyle birlikte televizyon dünyasının internet ile iç içe geçme aşamasında oluyor olmasının avantajlarını sonuna kadar kullanmayı planlıyor.

Google TV ile birlikte Google, "Televizyon dünyası, arama motoruyla tanışıyor" sloganını kullanıyor. Zira Google TV kullanıcılara, televizyon anlayışını baştan aşağı değiştirmeyi vadediyor. Uygulama desteği, popüler televizyon şovları hakkında geniş ve detaylı bilgi alabilme sistemi ve Android temelli telefonlara yüklenebilecek olan bir uygulama sayesinde, telefonunuzu uzaktan kumanda olarak kullanabilme özelliği sayesinde Google TV, teknoloji meraklılarının ilgisini bir hayli çekti.

4 Ekim 2010 Pazartesi

CeBIT başlıyor

Teknoloji tutkunlarının merakla beklediği, CeBIT Bilişim Eurasia 6 Ekim’de başlıyor



CeBIT başlıyor!
Teknoloji tutkunlarının merakla beklediği, CeBIT Bilişim Eurasia 6 Ekim’de başlıyor.
CeBIT Bilişim Eurasia’da bu yıl 21’inci yüzyılın heyecan verici ürün ve hizmetleri ilk kez görücüye çıkacak.
On binlerce teknoloji tutkununun merakla beklediği, Avrasya Bölgesi’nin en büyük iş geliştirme ve teknoloji platformu CeBIT Bilişim Eurasia 6 Ekim’de başlıyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın da katılacağı törenle açılacak fuar, 10 Ekim’e kadar devam edecek.
Türkiye’nin bilgi ve iletişim teknolojileri konusunda Avrasya’ya açılan ticaret kapısı CeBIT Bilişim Eurasia, bu yıl 11’inci kez 6-10 Ekim 2010 tarihleri arasında TÜYAP Beylikdüzü Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Farklı ülke ve bölgelerden gelen onbinlerce teknoloji tutkununun akın ettiği fuarın açılış törenine Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Azerbaycan Rabıte ve Informasyon Teknolojileri Bakanı Ali Abbasov, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, Sanpaş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Şekip Karakaya, Türksat Genel Müdürü Dr. Özkan Dalbay ve Deutsche Messe AG Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Andreas Gruchow katılacak.

-BİNİN ÜZERİNDE FİRMA KATILIYOR-

CeBIT Bilişim Eurasia’da aralarında Siemens, IBM, Oracle, Motorola gibi isimlerin de bulunduğu binin üzerinde şirket, kurumsal çözümlerini sunacak. Fuarda ayrıca 5 gün boyunca en yeni teknolojiye sahip televizyonlardan dizüstü bilgisayarlarına, dijital fotoğraf makinelerinden, kameralara, dijital eğlence ürünlerinden, donanım, yazılım ve çevre birimlerine kadar binlerce yeni ürün ve hizmet tanıtılacak.

-GELECEĞİN AKILLI ŞEHİRLERİ ŞAŞIRTACAK-

CeBIT Bilişim Eurasia’da bu yıl ‘Akıllı Yaşam Konseptleri’nin öne çıktığı bir yıl olacak. Türkiye’nin artan bölgesel gücü, gelişen yeni iş ilişkileri ve iş modellerinin yanı sıra Türkiye’nin çevre ülkeler tarafından model olarak gösterileceği platformda; büyüyen şehirlerin iletişim, güvenlik, ulaşım, hava kirliliği, eğitim, sağlık ve alt yapı alanlarında karşılaştığı sorunları bilişim teknolojileriyle nasıl giderilebileceği hazırlanan projeler ile aktarılacak. Ayrıca fuar süresince düzenlenecek seminer, konferans ve panel etkinlikleriyle konunun bütün paydaşlar ile paylaşılması sağlanacak. Proje kapsamında Ortadoğu coğrafyası, Kuzey Afrika, CIS ülkelerinden ve ülkemizin 81 ilinden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden il özel idarelerinden sorumlu yöneticileri, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yetkililerini, belediye başkanları, belediye başkan ve yardımcıları, bilgi işlem yetkililerine aktarılacak.

-BİLİŞİM ETKİNLİKLERİNİ HİFAŞ ORGANİZE EDİYOR-

CeBIT Bilişim Eurasia’nın 11’nci yılında hazırladığı yenilikler arasında forum, seminer ve konferanslar yer alıyor. Bilişim Etkinlikleri 6 ? 10 Ekim tarihleri arasında Cebit Bişim Eurasia ile eş zamanlı olarak Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde HİFAŞ tarafından düzenlenecek.
6 ? 10 Ekim tarihleri arasında CeBİT Bilişim Eurasia ile eş zamanlı olarak Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek bilişim etkinliklerinde, 60’ın üzerinde forum, seminer ve konferans fuara paralel olarak gerçekleşecek. Bilişim ve iş dünyasının profesyonellerini tek bir noktada buluşturacak Bilişim Etkinlikleri’nde bilişim çözümlerinin sektörlere sunduğu maksimum faydalar, aralarında Türksat, Sampaş, Siemens, IBM, Oracle, Motorola, TEB, Garanti, gibi dev markaların oturumlarıyla katılımcılara aktarılacak.

-6 MİLYAR EURO’LUK İŞ HACMİ GERÇEKLEŞMESİ BEKLENİYOR-

Akıllı Kent çözümlerinin, yazılım, donanım, hizmet ve mobil iletişimdeki en yeni teknolojilerin görücüye çıktığı CeBIT Bilişim Eurasia 2010’da, katılımcıların hedef ziyaretçileriyle bir araya gelerek iş görüşmeleri gerçekleştirebilecekleri en kapsamlı networking ve eşleştirme platformu oluşturan b2fair Matchmaking’de ilk defa bu yıl düzenlenecek. HİFAŞ ve Deutsche Messe AG tarafından yürütülen pazarlama ve tanıtım faaliyetlerine ek olarak bu yıl Dış Ticaret Müsteşarlığı ilk kez CeBIT Bilişim Eurasia’ya destek vererek "Uluslararası Satın Alma Heyetleri Programı" kapsamında 58 farklı hedef ülkeden satın alma heyetini davet edildiği fuarda bu yıl 6 milyar Euro’luk iş hacmi gerçekleşmesi bekleniyor.

Facebook, Skype İle Ortaklığa Giriyor

Dünyanın en büyük sosyal ağ sitesi ile en popüler anlık mesajlaşma uygulamalarından biri olan Skype ortakk bir projeye girişiyor. Bu ortaklık ne gibi faydalar getirecek?

Dünyanın en büyük sosyal ağ sitesi Facebook ile sesli ve anlık iletişim alanında en önde gelen yazılımlardan olan Skype ortak bir proje üzerinde çalışmaya başlıyor.

Bahsi geçen proje ile henüz beta sürümünde olan Skype 5.0'ın tam sürümü Facebook Connect ile entegre hale gelecek.



Facebook Arkadaşları İle İletişim

Bu entegrasyon sonucunda kullanıcılar Facebook arkadaşlarına SMS gönderip, görüntülü konuşma yapabilecekler.

560 milyon adet kayıtlı kullanıcısı olduğu belirtilen Skype'ın Facebook ile ortak giriştiği bu projenin iki firma açısından da çok faydalı olacağı iddia ediliyor.

1 Ekim 2010 Cuma

Elektrikli otomobilin fiyatı belli oldu

100 kilometrede sadece 3 TL'lik elektrik gideri olacak


Renault Paris’te 2011 yılından itibaren İsrail ve Danimarka’da ardından tüm Avrupa’da piyasaya çıkacak olan, Bursa’da ürettiği elektrikli Fluence’ın fiyatını açıkladı. Renault, elektrikli Fluence için 21 bin 300 Euro’luk bir Avrupa satış fiyatı belirlemiş. Ancak Renault’un açıkladığı fiyata aracın batarya fiyatı dahil değil. Yani elektrikli Fluence satın alanlar, ayda 79 Euro’luk bir ödemeyle, bataryayı kiralamış olacaklar. Bursa’da üretilen bu aracın Türkiye’de de satılması halinde, 100 kilometre yol gidebilmek için ihtiyaç duyacağı elektrik için sürücüler sadece 3 TL ödeyecekler. Bu 100 kilometrede 5 litre dizel tüketen bir araçla karşılaştırıldığında 5 kat daha ucuz olacağı anlamına geliyor. Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar yıl sonunda ihracatına başlanacak olan Bursalı elektrikli Fluence’ın Paris’te sergilenen versiyonunun piyasaya çıkmaya hazır olan son hali olduğunu belirterek, hedeflerinin Türkiye’de de bir an önce yola çıkmak söyledi. Aybar, elektrikli araçlar konusunun beklenenden hızlı geliştiğini söyleyerek açıklanan fiyatın dünyanın her yerinde rekabetçi bir fiyat olduğunu sözlerine ekledi. İbrahim Aybar, Türkiye’de elektrikli araçların ne tip vergiyle vergilendirileceği konusunun da bir an önce açıklığa kavuşturulmasını istedi. Ayrıca Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar , İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nden sonra, Ankara Büyük Şehir belediyesiyle de şarj istasyonları kurulması konusunda anlaşma vardıklarını belirterek, sıradaki şehrin mutlaka Bursa olacağını belirtti. İbrahim Aybar, dünyanın ilk elektrikli orta sınıf otomobilini üretecek olan Bursa’nın sokaklarında da elektrik şarj ünitelerinin çok sevindirici olacağını söyledi. Aybar “Türkiye’de yapılması beklenen vergi düzenlemesiyle elektrikli araçlardan KDV dışında vergi alınmamasına karar verilirse Türkiye bu araç için sıraya girebilir” dedi. Elektrikli Fluence satın alırken ucuz olduğu gibi 100 kilometrede sadece 3 liralık elektrik tüketimiyle de kullanırken de en ucuz otomobil olacağını belirten Aybar, şehirlerdeki şarj istasyonlarının yaygınlaşmasının bu tip araçların Türkiye’de satışını daha da kolay hale getireceğini sözlerine ekledi.

Cep telefonlarında silinen herşey geri getirilebiliyor

Bir çok kişinin "Nasıl olsa sildim" diye düşündüğü cep telefonu bilgileri, özel bir cihaz ve yazılımı sayesinde geri getirilebiliyor.





AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Ülkem Elektronik yetkilisi Devrim Esentürk, Japonya’dan ithal edilen ve sadece resmi kurumlara satılan özel bir cihaz ve yazılım sayesinde özellikle suça ilişkin delil toplanması konusunda önemli çalışmalar yapıldığını bildirdi.

Cep telefonlarından silinmiş SMS, telefon rehberi, arama kayıtları, kamera ile çekilen resimler, videolar ve eklenen müziklerin, "Yani telefonun içerisinde bir şekilde kaydedilmiş" her şeyin geri getirilebileceğini kaydeden Esentürk, bunun için cep telefonunun söz konusu alete bağlanmasının yeterli olacağını vurguladı. Marka ve modele göre ama kısa sürede her türlü bilginin geri getirilebileceğine işaret eden Esentürk, cihazın çalışma sistemini uygulamalı olarak gösterdi ve 1 yıl önce silinmiş SMS kayıtlarını tekrar ortaya çıkardı.

"Biz burada telefonun imajını alıyoruz, bütün bir hafızayı dışarı alıyoruz siz oradan istediğinizi ayıklıyorsunuz" diye konuşan Esentürk, telefonların söylenenden daha büyük bir hafızaya sahip olduğunu ve silinen verilerin de bu alanlarda korunduğunu bildirdi. Esentürk, kendi yaptığı testlerde bazı cihazlardan 1, 1,5 yıl öncesine ait verileri ortaya çıkardığını da anlattı.

Cihazın okunmasının ardından gerekli bilgilerin bir hafıza kartına kaydedildiğini ve bu kartın da bilgisayara takılarak döküm alınabildiğini gösteren Esentürk, bir cep telefonunun hareket halindeyken baz istasyonları ile arasında yaratılan bağlantı bilgilerinin bile bu cihaz sayesinde ortaya çıkarılabileceğini ve kullanıcının nerelere gittiğinin kesin olarak tespit edilebileceğini anlattı.

Okuma bilgilerinin arasında IMEI numarasından bağlantı kurduğu kablosuz adaptörün MAC adresine kadar bir çok detayın yer aldığını kaydeden Esentürk, sonuçların da güvenli olduğunu bildirdi.

Bir polis soruşturması sırasında cihaz bilgilerinin okunmasının ardından cihazın güvenlik amacıyla da kullanılan bir "HASH kodu" ürettiğine dikkati çeken Esentürk, cihaza sonrasında bir şey eklendiği ya da silindiği zaman bu kodun değiştiğini vurguladı. Esentürk, olası bir delil incelemesi ardından ilk çıkan HASH kodunun rapora yazılması ile cihaza sonradan yapılabilecek olası müdahalelerin de geçersiz kılınacağını söyledi.

Devrim Esentürk, fiyatı yaklaşık 20 bin TL olan bu cihazın, sadece istihbarat ve güvenlik birimleri tarafından kullanıldığını ve bireysel satışının olmadığını sözlerine ekledi.

29 Eylül 2010 Çarşamba

Dünya bu Türk'ün peşinde

Kendi kendine elektrik üreten cihazı icat eden Türk'ün peşinde Hindistan, Almanya ve İsviçre var





Rus ajanlarının, Hindistan, Almanya ve İsviçre'nin peşinden ayrılmadığı Türk Cengiz Geldeç, hiçbir ek yakıta ihtiyaç duymadan kendi kendine elektrik üreten cihazı imal etti.

Aslen Ağrılı olan Delgeç, 3 yıldır üzerinde çalıştığı cihazdan herhangi ek bir kuvvet almadan elektrik üretmeyi başardı. Sadece 2 adet akü vasıtasıyla ilk hareketi cihaza verip daha sonra basınç yoluyla cihazın sürekli olarak çalışmasını sağlıyor. Ağrılı mucit Delgeç, ürettiği cihazı elde etmek isteyen ülkelerin olduğunu, Hindistan'dan bir heyetin gelip cihazı almak istediğini ve 5 Ekim'de de heyetin Türkiye'ye geleceğini söyledi. Ürettiği cihazları başkalarının eline geçmemesi için imha ettiğini söyleyen Delgeç, peşine Rus ajanlarının düştüğünü söyledi.

600 BİN DOLAR HARCADIM

Delgeç, cihazın AR-GE çalışmaları için 600 bin dolar para harcadığını, 3 yıldır bu cihazın üzerinde çalıştığını ve finansmanının ise Ümit Topçu olduğunu söyledi.

Yaptığı sistemin gizliliği nedeniyle fiziksel yapısı hakkında fazla detay vermeyen Delgeç, yaptığı ürüne devletin sahip çıkmasını istiyor. Devlet sahip çıkmadığı takdirde Hindistan'dan gelen teklifi değerlendireceğini sözlerine ekleyen Delgeç, Hindistan'ın cihaz için milyar dolarlar önerdiğini söyledi.

İLK GÜCÜ AKÜDEN ALIYOR

Ürettiği elektrikli arabanın tamamen aküden aldığı ilk hareketle çalıştığını, herhangi bir şekilde prize takılarak şarj edilmediğini saatte 90-95 km hızlara ulaştığını belirten Delgeç, Almanya ve İsviçre'nin bu arabaya talip olduğunu ve patentini almak istediklerini söyledi.

RUSYA PEŞİME AJAN TAKTI

Başka bir icadının ise ısıtma sistemi olduğunu, bu sistemin peşine Rus ajanlarının düştüğünü ve bu yüzde 1 yıl boyunca ortadan kaybolduğunu belirten Delgeç, bu sistemin 120 metrekare alanı rahatlıkla ısıtabildiğini ve herhangi yardımcı yakıta ihtiyacı olmadığını kaydetti.

TÜM EMEKLERİM TÜRKİYE İÇİN

Delgeç, tüm emeklerinin Türkiye'de kalması için çaba sarfettiğini, icadını yabancılara satmak istemediğini ancak bundan sonra gelecek olan teklifleri değerlendireceğini söyledi.

Microsoft açığını kapıyor

Microsoft, saldıralara neden olan sunuculardaki açığı kapatmak için yama yayınlıyor...

İnternet siteleri yaratmak için kullanılan ASP .Net framework'teki açığı kapatmak için Microsoft bir yama çıkaracağını açıkladı. Birkaç saldırıda kullanıldıktan sonra ortaya çıkan açık, Windows Server işletim sistemi kullanan sunucuları doğrudan etkiliyor.

Normal masaüstü Windows işletim sistemleri ise Web sunucusu çalıştırmadığı sürece bu açıktan etkilenmiyor. Yazılım devi, kullanıcıları korumak için ayrı bir yamanın çıkartılmasının gerekli olduğunu da bir blog yazısında belirtti.

Güncellemeleri yapabilmek için Windows Download Center'a uğrayabilir ya da otomatik güncellemenin gelmesi için birkaç gün daha bekleyebilirsiniz.

Türkiye'de internet sansürü yok

Cumhurbaşkanı Gül; Türkiye'de internet sansürü olmadığını, bazı internet sitelerine erişememe konusunun vergi kanunlarının yetersizliğinden kaynaklandığını söyledi.






NEW YORK - Columbia Üniversitesi Kütüphane salonunda düzenlenen ''Dünya Liderler Forumu''nda konuşma yapan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'de ifade özgürlüğü konusunda son dönemde inanılmaz bir açılım ve serbestleşme yaşandığını vurguladı.

Medyada artık tekelleşmenin kalktığını ve kendi gündemleri ve güçleri olan pek çok medya grubu bulunduğunu belirten Gül, Türkiye'de 40'tan fazla ulusal, yüzlerce yerel TV kanalı, yüzlerce yerel ve ulusal radyo kanalı olduğunu, internet kullanımının rekor kırdığını dile getirdi.

"Türkiye, İngilizce konuşulan ülkelerden sonra Facebook kullanıcısı en yüksek ülke" diyen Gül, kendi Twitter sayfasının sürekli takip edildiğini, Twitter'ın kendisi için okuduğu basın raporlarından çok daha direk bir bilgi kaynağı olduğunu söyledi.

Türkiye'de internet açısından bazı sorunlar da olduğunu belirten Gül, Türkiye'de sayıları az da olsa bazı küresel sitelere ulaşımın sağlanamadığını, kendisine bu konuda bir sorunun geçen gün CNN'e verdiği bir mülakatta da sorulduğunu aktardı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''Size de onlara da söylediğimi söyleyeyim. Bunun sansürle ilgisi yok. Bu, bizim vergi kanunlarımızın yetersizliğinden kaynaklanıyor. Hem hükümeti hem de Meclisi, bu kanunları en kısa zamanda güncellemeleri konusunda teşvik ediyorum. Türkiye bunu yapmakta gecikmeyecektir'' diye konuştu.

Türkiye'de bugün pek çok Kürtçe yayın yapan özel TV kanalları dışında TRT'nin de Kürtçe yayın yapan kanalı olduğunu söyleyen Gül, Türkiye'de bugün her konunun sınırlara tabii tutulmadan konuşulabildiğini,sorunların açıkça tartışılabildiğini, sivil toplumun giderek geliştiğini ve ülkede insan hakları, hukukun üstünlüğü ve özgürlüklerin hakim olduğunu söyledi.

Bu noktaya gelmenin kolay olmadığını, Türkiye'nin bunun bedelini ödediğini ifade eden Gül, Türk toplumunun her kesiminin zor zamanlardan geçtiğine dikkati çekti.

28 Eylül 2010 Salı

Hiç silinmeyen çerez

Bilgisayarınızda girdiğiniz siteleri, sitelere yazdığınız kullanıcı adlarını kısacası geçmişse dair herhangi bir izi silmek için, tarayıcılardaki çerezlerle(cookie) beraber, internet geçmişini silmek oldukça sık kullanılan bir yöntem. Ancak "Evercookie" bu yönteme, silinmeyerek çomak sokuyor.

2005'te Myspace worm'u piyasaya süren Samy Kamkar tarafından internete sürülen bu "çerez", bir gün içinde yapıldı. JavaScript'te yazılan evercookie'nin işleyişi ise şu şekilde; normal "çerez" verilerini birçok şekilde bilgisayarınızda depoluyor, kendini tarayıcınızın HTTP, Flash, internet geçmişi ve SQlite gibi bölümlerine yerleştiren evercookie silinme uyarısını aldığı anda "çerezleri" tekrardan yaratıyor.

Safari'nin, Özel Gezinme seçeneği bu "çerezi" engellese de, diğer tarayıcılarda, Kamkar'ın tam bir test yapmamasından dolayı nasıl davrandıkları henüz tam olarak bilinmiyor.

27 Eylül 2010 Pazartesi

İran daki nükleer santralleri virüs vurdu

Mossad-CIA virüsü olan Stuxnet adlı bilgisayar virüsü, İran’ın nükleer programını vurdu İran’ın nükleer programına bir Rus uzmanın bilgisayarından sızan Stuxnet adlı bilgisayar virüsü, İran’daki Buşehr nükleer santralinde tüm faaliyetlerin durmasına sebep oldu.

Ahmedinejadı çıldırtan virüs!

Mossad-CIA virüsü olan Stuxnet adlı bilgisayar virüsü, İran’ın nükleer programını vurdu İran’ın nükleer programına bir Rus uzmanın bilgisayarından sızan Stuxnet adlı bilgisayar virüsü, İran’daki Buşehr nükleer santralinde tüm faaliyetlerin durmasına sebep oldu.

Batı dünyası, İsrail ve istihbarat örgütleri yıllardan beri İran’ın nükleer programını durdurmak için ellerindeki tüm imkanları kullanıyordu. Yıllardır verilen bu mücadelede sonuç bir bilgisayar virüsü ile alındı. Önce gizlice sonradan açıktan açığa yürüttüğü nükleer program dün zorunlu olarak durdurulmak zorunda kaldı. Bunun sebebi ise Stuxnet adlı bilgisayar virüsü. Rusya tarafından inşa edilen İran’ın faaliyetteki tek nükleer santrali Buşehr’de görevli bir Rus uzmanın bilgisayarından kaynaklandığı belirtilen virüs, İran’ın nükleer programıyla bağlantılı 30 bin bilgisayara bulaşınca İran yönetimi devlet sırlarını ülke dışına çıkarmaya programlanan ve nükleer santraldeki Siemens marka araçları kontrol altına alan bu virüs karşısında çaresiz kalarak santrali devre dışı bıraktı. Durum böyle olunca akıllara virüsün kim tarafından ve nasıl yayıldığı sorusu geldi.

Özel olarak tasarlanmış İsrail istihbaratıyla bağlantılı Debka sitesinin iddiasına göre Stuxnet, Amerikan istihbaratı CIA ile İsrail istihbaratı MOSSAD’ın ortak üretimi. İki gizli servisin siber savaş birimleri tarafından üretildiği sanılan virüsün sadece İran’ı ve İran‘ın nükleer programıyla bağlantılı bilgisayarları hedef alması da bu olasılığı güçlendiriyor. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’un “Siber Savaş” Biriminin başında bulunan Amiral Bernard Mccollough, “Stuxnet’in tarihte görülen en komplike ve en güçlü virüs” olduğunu söyledi. Gazetecilerin, “Peki bu virüsün sizinle alakası var mı?” sorularını ise yanıtsız bıraktı. Virüsü bilgisayarlardan temizlemek için günlerdir büyük mücadele veren İranlı uzmanlar ise Stoxnet virüsünün Buşehr nükleer santralin çalışmasını engellemek için özel olarak dizayn edildiğini açıkladı.

Virüs saldırısı sonucu tüm faaliyetleri duran Buşehr Nükleer Santrali’ndeki saldırıyla ilgili Devlet Başkanı Ahmedinecad’ın çok kızdığı belirtiliyor.

25 Eylül 2010 Cumartesi

Google iyi fikre 10 milyon dolar yağdırdı

En büyük arama motoru google küresel sorunların çözümüne yönelik projelere para yağdırdı. İnsan gücüyle ray üzerinde çalışan toplu taşıma araçları 1 milyon dolar kazandı



Google'ın en iyi fikir yarışması sonuçlandı. Beş proje ödüle ve desteklenmeye değer görülerek, bu projeler için 10 milyon dolarlık yatırım yapılmasına karar verildi.
Google Proje 10 üzeri 100 isimli projeye 170'ten fazla ülkeden binlerce kişi 150 binin üzerinde fikir gönderdi. Bu gruptan, halka açık oylama için son 16 fikir belirlendi.

Aşağıdaki beş fikir en çok oyu aldı ve Proje 10 üzeri 100'ü bu fikirler kazandı. Son 12 ay içinde, bu fikirleri gerçekleştirmeye yönelik somut teklifler incelendi. Aşağıdaki küresel sorunların çözümü üzerinde çalışan beş başarılı kuruluşa toplam 10 milyon ABD doları verilmesi kararlaştırıldı. İşte Google'ın 10 milyon dolar akıtacağı projeler.

Fikir: Eğitimsel içerik ücretsiz olarak çevrimiçi hale getirilsin
Desteklenen proje: Khan Academy, 1600'den fazla öğretim videosundan oluşan çevrimiçi kitaplığı aracılığıyla herkese, her yerden yüksek kaliteli, ücretsiz eğitim sağlayan, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş. Daha fazla kurs oluşturulmasını desteklemek ve Khan Academy'nin temel kütüphanesinin dünyada en çok konuşulan dillere çevrilmesini sağlayabilmek için Google 2 milyon ABD doları veriyor.

Fikir: Bilim ve mühendislik eğitimi yaygınlaştırılsın
Desteklenen proje: FIRST, ekip rekabetini öne çıkararak dünyanın her yerinde bilim ve matematik eğitimini tanıtan, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş. Kuruluşun görevi, gençlerin profesyonel mühendisler ve bilim adamlarıyla birlikte çalışmalarını sağlamak ve gençlere gerçek dünya deneyimleri kazandırarak bilim ve teknoloji alanında önemli kişiler olma isteği aşılamak. Öğrenciler tarafından yönlendirilen ve daha fazla öğrenci ekibinin FIRST'e katılmasını sağlayacak yeni robot ekibi bağış toplama programlarının geliştirilmesi ve başlatılması için Google 3 milyon ABD doları verdi.

Fikir: Hükümet daha şeffaf bir hale getirilsin
Desteklenen proje: Public.Resource.Org, ABD'de kamuya açık devlet belgelerine çevrimiçi erişim sağlamaya odaklanmış, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş. ABD'nin yasal malzemelerine herkesin erişebilmesi için bunların çevrimiçi ortama taşınmasına yardımcı olmak üzere Google, Public.Resource.Org'a 2 milyon ABD doları veriyor.

Fikir: Toplu taşıma alanında yenilikler teşvik edilsin
Desteklenen proje: Shweeb, tek ray üzerindeki insan gücüyle çalışan araçların kullanıldığı, kısa/orta mesafeli, şehir içi kişisel ulaşım aracı için geliştirilmiş bir kavram. Şehir içinde Shweeb teknolojisinin test edilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme çalışmalarını desteklemek için Google 1 milyon ABD doları veriyor.

Fikir: Afrikalı öğrencilere nitelikli eğitim sağlansın
Desteklenen proje: Afrika Matematik Bilimleri Enstitüsü (AIMS), Güney Afrika'nın Cape Town kentinde matematik ve bilim eğitimi veren, bu konuda araştırmalar yürüten bir merkez. AIMS’nin birincil odak noktası, yeni üniversite mezunlarının lisansüstü eğitim ve doktora çalışmaları öncesi gerekli becerileri ve bilgileri almalarına yardımcı olan, bir yıllık geçiş programı. Afrika'da üniversite düzeyinde matematik ve bilim çalışmalarını yaygınlaştırmak üzere başka AIMS merkezlerinin açılmasını sağlamak için Google 2 milyon ABD doları veriyor.

FİKİRLER NASIL DEĞERLENDİRİLDİ
Fikirlerin değerlendirme aşamasında çok sayıda etken göz önüne alındı. İşte bu etkenler:
  • Topluluk: İnsanların birbirine bağlanmasına, topluluklar oluşturmalarına ve özgün kültürleri korumasına nasıl yardımcı olabiliriz?
  • Fırsat: İnsanların, kendilerine ve ailelerine daha iyi bakmalarına nasıl yardımcı olabiliriz?
  • Enerji: Dünyanın, güvenli, temiz ve ucuz bir enerjiye yönlenmesine nasıl yardımcı olabiliriz?
  • Çevre: Daha temiz ve sürdürülebilir küresel bir ekosistemi teşvik etmeye nasıl yardımcı olabiliriz?
  • Sağlık: İnsanların, daha uzun ve sağlıklı yaşamalarına nasıl yardımcı olabiliriz?
  • Eğitim: İnsanların, daha iyi eğitime daha fazla erişebilmelerine nasıl yardımcı olabiliriz?
  • Barınma: Herkesin yaşayacak güvenli bir yere sahip olmasına nasıl yardımcı olabiliriz?
  • Diğer konular: Bazen en iyi fikirler, hiçbir kategoriye sığmazlar.
Puanlama yapılırkense işte bu kriterler göz önüne alındı:
  • Kapsam: Bu fikir kaç insanı etkileyecek?
  • Derinlik: İnsanlar ne kadar derinden etkilenecek? İhtiyaç ne kadar acil?
  • Yapılabilirlik: Bu fikir bir veya iki yıl içinde uygulanabilir mi?
  • Etkinlik: Fikriniz ne kadar basit ve makul bir maliyetle gerçekleştirilebilir?
  • Etki süresi: Fikriniz ne kadar süreyle etkili olacak?

24 Eylül 2010 Cuma

Turksat-1C artık emekli

Türkiye'nin ilk gözağrılarından Turksat-1C iletişim uydusu, 14 yıllık hizmetini tamamladı. Uydu, bir üst yörünge dilimindeki 'uzay çöplüğü'ne gönderilecek.


Fransız firması tarafından üretilerek, 10 Temmuz 1996'da uzaya fırlatılan TÜRKSAT-1C uydusu, emekliye ayrıldı. Uydu 14 yıllık hizmetinin ardından bundan sonraki yeri olan uzay çöplüğüne gönderilecek.

TÜRKSAT A.Ş. Genel Müdürü Özkan Dalbay, uydunun emekliye ayrılması nedeniyle basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Dalbay, uydunun Fransız Aerospatiale firması tarafından üretildiğini ve 1996 yılında Fransız Guyanası'ndan uzaya fırlatıldığını anımsattı.

Bu uydunun, o dönemde 31 derece Doğu boylamındaki geçici yörüngesine yerleştirildiğini anlatan Dalbay, uydunun tasarım ömrünün de 10 yıl olduğunu ifade etti. Bununla birlikte uydunun üretim ve fırlatma performansı bakımından iyi olduğunu ve böylece ömrünün de 12 yıla uzadığını aktaran Dalbay, daha sonra yapılan çalışmalarla bu sürenin 14 yıla ulaştığını ve bugün itibariyle uydunun ömrünü tamamladığını kaydetti.
Uyduların yörüngelerinin bozucu dış etkenler nedeniyle sürekli olarak manevralarla kontrol altında tutulduğuna işaret eden Dalbay, ''Bu sebeple uydu ömürleri manevralar için gerekli olan yakıt miktarıyla orantılıdır'' dedi. TÜRKSAT-1C uydusunun üzerinde bulunan yakıt miktarının her manevra sonrasında yeniden hesaplandığını dile getiren Dalbay, ömür sonu hesabının da hem TÜRKSAT AŞ hem de üretici firma uzmanlarınca düzenli olarak yapıldığını söyledi.




TÜRKSAT-1C uydusunun yerine 13 Haziran 2008'de TÜRKSAT-3A uydusunun fırlatıldığını da anımsatan Dalbay, toplam 14 yıllık ömrünü tamamlayan uydunun, verdiği hizmetlerle çok büyük bir katkısının bulunduğunu belirtti.

"UZAY ÇÖPLÜĞÜNE" GİDİYOR

TÜRKSAT A.Ş. Genel Müdürü Özkan Dalbay, hali hazırda salınımlı yörüngede işletilen TÜRKSAT-1C uydusunun, ömür sonuna gelmesi nedeniyle üretici firmayla koordinasyon ve Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin belirlediği standartlara uygun olarak ''uzay çöplüğüne'' gönderileceğini bildirdi.

''Uzay çöplüğü'' diye tabir edilen alanın, mevcut yörüngeden daha üst bir yörüngeye çıkarılmayı ifade ettiğini anlatan Dalbay, ''Yani kontrol dışına bırakılmak anlamına geliyor. Burası da haberleşme uydularının filler mezarlığı'' dedi.

Uydunun, yakıt hesaplamalarından sonra ''uzay çöplüğüne'' gönderilmesi için yapılan değerlendirmelerin, temmuz ayında başladığını ve daha sonra yönetim kurulunca alınan kararla uygun bulunduğunu kaydeden Dalbay, ''Uydumuz, uzay çöplüğünde hak ettiği yeri alacaktır. Peki bu uydumuza bir şey olacak mı? Hayır bir şey olmaz. Belki bin sene uzay çöplüğünde dönmeye devam edecektir'' diye konuştu.

TÜRKSAT-4A ve TÜRKSAT-4B UYDULARI

Uluslararası Telekomünikasyon Birliğinin, Türkiye'ye 3 yörünge tahsis ettiğini, 2019 yılında bu 3 yörüngenin 5'e çıkartılmasını istediklerini belirten Dalbay, bu 5 yörüngenin Türkiye'nin kontrol edebileceği ve uydu kanalıyla ulaşabileceği alanı artıracağını vurguladı.

Böylece dünyanın yüzde 91'ine ulaşabilecek bir ağa sahip olunacağını dile getiren Özkan Dalbay, bundan sonra 2 önemli projenin bulunduğunu yaklaşık 1 hafta içerisinde de TÜRKSAT-4A ve TÜRKSAT-4B uydularının tedarik edileceğini bildirdi.

Dalbay, 2015 yılının ilk aylarında TÜRKSAT-5A, 2017-2019 periyotunda ise Türkiye'de üretilmiş diğer uyduları yörüngelere yerleştirmeyi hedeflediklerini söyledi.

TÜRKSAT A.Ş. Genel Müdürü Dalbay, 1989 yılında başlatılan uydu çalışmalarının 30 yıl içerisinde çok önemli bir noktaya geldiğine işaret ederek, TÜRKSAT-1C'nin 400 milyon dolarlık bir katkısının olduğunu belirtti.

Uydunun, bu katkısının yanı sıra bir de dolaylı katkılarının bulunduğunu anlatan Dalbay, ''Türkiye, kendi haberleşme uydularını işletmemiş olsaydı, bu 400 milyon doların çok daha fazlası yabancı uydu operatörlerine hem Türk televizyonları hem de internet ve data iletimini yapanlar tarafından verilecekti'' dedi.

Dalbay, bir gazetecinin TÜRKSAT-4A ve TÜRKSAT-4B uydularının tedarik sürecine ilişkin kaç teklifin bulunduğunu sorması üzerine, 3 teklifin olduğunu, bunların da Amerika, Avrupa ve Asya'dan birer ülke olduklarını bildirdi.

Değerlendirme sürecinin 6 aydır devam ettiğini dile getiren Dalbay, yaklaşık 1 hafta veya 10 gün içerisinde hangi firma ile çalışacaklarının da belli olacağını, sözleşmenin de ekim ayı ortalarında imzalanabileceğini sözlerine ekledi.

Daha sonra TÜRKSAT-1C uydusunun emeklilik plaketi, TÜRKSAT A.Ş. Genel Müdürü Özkan Dalbay tarafından TÜRKSAT A.Ş. Gölbaşı Yerleşkesi'ndeki Eurasiasat binasının alt katındaki yerine çakıldı.

iPhone4'ün Fiyatı

Vodafone, Türkiye’de merakla beklenen iPhone 4’ü, 24 Eylül’den itibaren satışa sundu. iPhone 4 fiyat açıklaması için gece saat 00:00'a kadar bekleyebilen Vodafone iPhone 4'leri tüm Türkiye genelinde Vodafone Cep Merkezleri’nden ön ödemesiz aylık 65 TL’den başlayan fiyatlarla ve ayrıcalıklı servislerle satmaya başladığını bildirdi. Hemen arkasından da Turkcell'in fiyat açıklaması geldi.

İlk iPhone 4'ü o kaptı!

Vodafone'un açıklamasında, "Vodafone, tüm zamanların en iyi cep telefonu olarak tanıtılan iPhone 4’ü, 24 Eylül’de kullanıcılarıyla buluşturdu. Vodafone, taşıdığı yeni özellikler sayesinde çoğu kişinin sabırsızlıkla beklediği iPhone 4’ü, çok uygun tarife ve hizmet seçenekleriyle müşterilerinin beğenisine sundu. Telefonlarını Vodafone Cep Merkezleri’nden aylık 65 TL’den başlayan fiyatlar ile alan iPhone 4 meraklıları, Vodafone’un sunduğu avantajlarla eşsiz bir iPhone 4 deneyimi yaşayacak" ifadeleri yer aldı.

VODAFONE TÜRKİYE'DEN AÇIKLAMA

Vodafone Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi Gökhan Öğüt, "Teknoloji meraklıları uzun zamandan beri iPhone 4'ün Türkiye'ye gelmesini sabırsızlıkla bekliyorlardı. iPhone 4'ü mobil iletişim lideri Vodafone'un ayrıcalıklı hizmetleriyle tüketicilerimizle buluşturmak için çok önceden çalışmalarımıza başladık. Bugün, iPhone 4’ü, Vodafone farkıyla Türkiye’de kullanıcılarımızla buluşturmanın heyecan ve mutluluğunu yaşıyoruz. Türkiye’nin tek uluslararası operatörü olarak, global gücümüz, müşteri odaklı yaklaşımımız bizi diğer operatörlerden farklılaştıran en belirgin özelliklerimiz” dedi.

30 MB İNTERNETİ YURTDIŞINDA DA KULLANDIRACAK

Öğüt sözlerine şöyle devam etti: “iPhone’larını Vodafone’dan alan abonelerimize özel fiyatlarla sunduğumuz tarife paketleri içinde yer alan 30 MB mobil internet kullanım haklarını yurtdışında da kullanabilmelerine olanak tanıyoruz. Yine müşterilerimize paketlere dahil dakikalarını yurtiçinin yanı sıra yurtdışında kullanma fırsatı sunuyoruz.

VODAFONE RED TEKLİFİ

Herhangi bir iPhone 4 paketinden birini alan müşterilerimize sunduğumuz en önemli ayrıcalık ise Vodafone Red üyeliği. Müşteri odaklı yaklaşımımızın bir yansıması olan Vodafone Red dünyasında üyelerimize, kendilerine özel, hayatlarını kolaylaştıracak hizmetler sunuyoruz. Vodafone Red üyelerilerimiz, kendilerine hizmet vermek üzere oluşturulan Özel Müşteri Hizmetleri ekibine 7 gün 24 saat anında ulaşabilecek. Vodafone Red Team adını verdiğimiz bu ekibimiz, müşterilerimizin bulunduğu yere gelerek iPhone’larıyla ile ilgili anında teknik hizmet ve destek verecekler.”

Vodafone Red’in üyelerine sağladığı diğer avantajlar arasında Red Back-Up Kişisel Asistanlık Hizmeti, İndirimli Havaalanı Servisi ve Türkiye ve dünyadaki birçok seçkin markaya ait ürün ve çok özel mekânlarda indirim avantajı yer alıyor.

Vodafone, müşterilerinin kullanım ihtiyaçlarına ve alışkanlıklarını göz önünde bulundurarak iPhone’a özel olarak iki farklı teklif hazırladı. Bunlardan ilki bedava konuşma dakikaları, SMS/MMS ve sınırsız internet alternatifleri içeren Kontratlı Paketler diğeri ise ücretsiz mobil internet deneyimi sunan Kontratlı Mobil İnternet Paketleri.

KONTRATLI PAKETTE AYLIK 149 TL FİYATLA

Geniş tarife ve fiyat paketleri ile zenginleştirilen Kontratlı Paketlere göre; bir yandan yurtdışı ile sık telefon görüşmesi yapan, SMS gönderme alışkanlığı bulunan kullanıcılar iPhone 4’e aylık 149 TL’den başlayan fiyatlarla Vodafone farkı ile sahip olurken bir yandan da Vodafone Red dünyası ayrıcalıklarından yararlanacak.

KONTRATLI MOBİL İNTERNET PAKETİYLE AYLIK 65 TL'YE

Kontratlı Mobil İnternet paketlerinde ise mobil internet paketini alan ve Cep Avantaj ile İş Ortağım tarifelerini seçenler aylık 65 TL’den başlayan fiyatlarla iPhone 4 sahip olurken, yine Vodafone Red dünyası ayrıcalıklarına sahip olacak.



Vodafone'un Kontratlı Paketleri

iPhone 4 için avantajlı 18 ay taahhütlü paket bedava dakikalar, SMS/MMS’ler, sınırsız internet ve Red dünyasına özel ayrıcalıklı servisler içeriyor:


Vodafone'un Kontratlı Mobil İnternet Paketleri

Cep Avantaj ve İş Ortağım tarifelerini seçenler, mobil internet paketine 24 ay taahhüt vererek ücretsiz iPhone, ücretsiz internet deneyimi ve Red dünyasının ayrıcalıklarına sahip olacak:



TURKCELL'İN TARİFESİ

Vodafone'un açıklamasından 1 saat geçmeden Turkcell de tarifesini açıkladı...

iPhone 4’e Turkcell müşterileri ek bir ücret ödemeden, aylık 95TL’den başlayan ödemelerle kontratlı olarak sahip olabilecek. Üstelik farklı ihtiyaçlara yönelik paket seçeneklerinin içinde dakikalarca konuşma, SMS ve mobil internet avantajları da yer alıyor. Ayrıca büyük ve orta paketle Turkcell’in ayrıcalıklar dünyası Turkcell Platinum’a da üye olunuyor. Turkcell Platinum müşterileri Turkcell hatları ve telefonlarıyla ilgili hizmeti bulundukları yere kadar getiren Özel Hizmet Ekibi, kendilerine özel hizmet aldıkları 0532 757 1 532 numaralı Özel Müşteri Hizmetleri, diledikleri faturalarında indirim ve özel cihaz tekliflerinden faydalanıyor. Ayrıca Turkcell Platinum müşteriler kendilerine özel kontenjandan faydalanarak yazın Turkcell Kuruçeşme Arena konserlerine bir konuklarıyla birlikte katılabiliyor. Turkcell Platinum müşterileri yine bir konuklarıyla birlikte vizyondaki filmleri ön ve özel gösterimlerde izliyor, kendilerine özel davetlerde ağırlanıyorlar. Dönemsel olarak pek çok özel markada Turkcell Platinum müşterilerine özel indirim ve hediyeler sunuluyor.

Büyük Paket


Her yöne 1000dk + Turkcell’lilerle5000dk + 3000SMS + 4GB internet paketi

185 TLX24 ay

199 TLX24 ay

Orta Paket

Her yöne 500dk + 500 SMS + 4GB internet paketi

155 TLX24 ay

169 TLX24 ay

Küçük Paket

Her yöne 150dk + 150SMS + 4GB internet paketi

119 TLX24 ay

129 TLX24 ay

Mini Paket

Haftada 2 gün Turkcell’lilerle konuşma ve mesajlaşma+ aylık 1GB internet paketi

95 TLX24 ay

105 TLX24 ay

iPhone4’ü, kontratsız olarak alan Turkcell müşterilerini de avantajlı teklifler bekliyor. iPhone 4 16 GB peşin olarak KDV dahil 805 Euro, iPhone 4 32 GB ise KDV dahil 950 Euro karşılığı alınabilecek. iPhone4’ü kontratsız alan Turkcell’liler, 1 GB internet paketinden 12 ay boyunca indirimli olarak ayda 25TL’ye yararlanacak ve haftada 2 gün Turkcell’lilerle ücretsiz konuşma ve mesajlaşma avantajına sahip olacak. Ayrıca, iPhone 4, Turkcell’de World ile peşin fiyatına 10 taksit fırsatıyla satışa sunulacak.

23 Eylül 2010 Perşembe

Cep telefonu öldürüyor!

Cep telefonundan kaynaklanan ölümler artıyor ama bunun nedeni yaydıkları radyasyon değil!




Cep telefonları hayatlarımıza girdiğinden beri ne kadar çok şey değişti farkında mısınız? Fakat bu değişimlerin en büyüğü haberlerde gördüğümüz dikkatsizlikten dolayı yaşanan kazalar olarak 21. Yüzyıla damgasını vurdu.

Amerika'da yapılan bir araştırmaya göre; geçen sene dikkatsizlik yüzünden 5,474 ya da başka bir değişle toplamda olan kazaların yüzde 16'sı kadar kaza sadece dikkatsizlik yüzünden gerçekleşti. Bu rakamın 995 tanesiyse direk olarak cep telefonu kullanıcıları yüzünden oldu. Ayrıca hesaplamalara göre araçta cep telefonu kullanımı yüzünden 24,000'den fazla kazaya ve yaralanmaya mahal verdi.

Araştırmalar doğrultusunda; yaşları 30 ila 39 arasında olan cep telefonu kullanıcıları yüzde 24 gibi bir oranla kaza yapmaya en yakın gurubu oluşturuyor. 20 yaş altı kullanıcılar yüzde 16, 20 ila 29 arası; yüzde 21 ve son olarak 40 ila 59 yaş arası kullanıcılar yüzde 20'lik bir kaza payına sahipler.

Araç kullanırken, mail atma ya da mesaj yazma gibi işlemlerin ne zaman tam anlamıyla yasaklanacağıysa merak konusu.

Ergani'de kaliteli petrol bulundu

TPAO tarafından Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Güney Sarık-2 sahasında açılan kuyudan 36 gravitede kaliteli petrol bulundu.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Batman Bölge Müdürlüğüne bağlı sondaj ekibinin Ergani ilçesi yakınlarındaki Güney Sarık-2 sahasında 2 ay önce açtığı kuyuda 700 metreden sonra petrol emarelerine rastlandı.

Petrol emarelerinin bulunması üzerine verilen talimatlar doğrultusunda kule ekibi sondaj çalışmalarını hızlandırdı. Sondaj çalışmalarında 2 bin 126 metreden alınan testlerin değerlendirilmesiyle çıkan petrolün 36 gravitede olduğu belirlendi.

Daha önce aynı bölgede Güney Sarık-1 kuyusunu açan TPAO'nun buradan sonuç alamamasından sonra Güney Sarık-2 kuyusunda yüksek graviteli petrol elde etmesi sevinçle karşılandı. Sondaj kulesinin sahadan ayrılmasından sonra üretim ekibinin sahayı devralarak üretime başlayacağı bildirildi.

TPAO yetkilileri, rezerv ve üretim konusunda bilgi vermenin henüz erken olduğunu belirterek, günlük üretim konusunda üretim ekibinin sonuç açıklayacağını söyledi.

22 Eylül 2010 Çarşamba

Avrasya’nın en büyük bilişim şovu için geri sayım başladı

Türk şirket ve girişimcilerinin küresel rekabette dünyanın güçlü oyuncuları arasında yerini alması için büyük bir fırsat sunan CeBIT Bilişim Eurasia 2010 için geri sayım başladı.


6-10 Ekim tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde 11’nci kez düzenlenecek olan Avrasya Bölgesi’nin en büyük bilişim fuarı CeBIT Bilişim Eurasia’da, 21. yüzyılın heyecan verici ürün ve hizmetleri ilk kez görücüye çıkacak

Her yıl onbinlerce teknoloji tutkununun yanı sıra, ulusal ve uluslararası firmaları, kamu kurumlarını, devlet yetkililerini, Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve akademisyenleri aynı çatı altında bir araya getiren Avrasya’nın en büyük bilişim fuarı CeBIT Bilişim Eurasia, 11’nci yılında katılımcı ve ziyaretçilerine bir fuardan daha fazlasını sunacak.

6-11 Ekim’de binlerce yeni ürün ve hizmetin ilk defa ziyaretçilerin beğenisine sunulacağı fuara paralel olarak düzenlenecek forum, konferans ve seminerlerle bu yıl kaçırılmayacak bir bilgi paylaşım platformu oluşturulan CeBIT Bilişim Eurasia’da iş bağlantıları gerçekleştirmeye olanak sunan özel alım heyeti programı ve ‘b2fair Matchmaking’ eşleştirme etkinliği de düzenlenecek.

GELECEĞİN AKILLI ŞEHİRLERİ ŞAŞIRTACAK


Katılımcı ve ziyaretçilerine mevcut bağlantılarını sağlamlaştırma ve yeni iş ortaklıkları kurmalarını sağlayan CeBIT Bilişim Eurasia’da bu yıl ‘Akıllı Yaşam Konseptleri’nin öne çıktığı bir yıl olacak.

Türkiye’nin artan bölgesel gücü, gelişen yeni iş ilişkileri ve iş modellerinin yanı sıra Türkiye’nin çevre ülkeler tarafından model olarak gösterileceği platformda; büyüyen şehirlerin iletişim, güvenlik, ulaşım, hava kirliliği, eğitim, sağlık ve alt yapı alanlarında karşılaştığı sorunları bilişim teknolojileriyle nasıl giderilebileceği hazırlanan projeler ile aktarılacak. Ayrıca fuar süresince düzenlenecek seminer, konferans ve panel etkinlikleriyle konunun bütün paydaşlar ile paylaşılması sağlanacak. Proje kapsamında Ortadoğu coğrafyası, Kuzey Afrika, CIS ülkelerinden ve ülkemizin 81 ilinden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden il özel idarelerinden sorumlu yöneticileri, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yetkililerini, belediye başkanları, belediye başkan ve yardımcıları, bilgi işlem yetkililerine aktarılacak.

BİLİŞİM ETKİNLİKLERİNİ HİFAŞ ORGANİZE EDİYOR


CeBIT Bilisim Eurasia’nın 11’nci yılında hazırladığı yeniliklerinden biri de forum, seminer ve konferanslar. Günümüz fuarlarının kilit noktası olan konferans ve forumlar bu yıl Tuyap ve Kongre Merkezinde 6 – 10 Ekim tarihleri arasında CeBIT Bilişim Eurasia’ya paralel olarak HİFAŞ tarafından organize edilecek.

Geçtiğimiz yıllarda düzenlenen Bilişim Zirvesi organizatörünün fuar alanında seminer, forum ve konferansları düzenlemeye yönelik anlaşma maddelerinin bazılarına uymaması nedeniyle, CeBIT Bilişim Eurasia bünyesinde sektör liderleri, araştırmacılar, akademisyenler, firmalar, devlet yetkilileri ve STK’ların katılımıyla gerçekleşen, bilişim etkinlikleri bu yılHİFAŞ tarafından organize edilecek.
Fuarda öne çıkacak yeniliklerden bir diğeri de, katılımcıların hedef ziyaretçileriyle bir araya gelerek iş görüşmeleri gerçekleştirebilecekleri en kapsamlı networking ve eşleştirme platformu oluşturan b2fair Matchmaking etkinliği. HİFAŞ ve Deutsche Messe AG tarafından yürütülen pazarlama ve tanıtım faaliyetlerine ek olarak bu yıl Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) ilk kez CeBIT Bilişim Eurasia’ya destek vererek “Uluslararası Satın Alma Heyetleri Programı” kapsamında 58 farklı hedef ülkeden satın alma heyetini fuara davet ediyor.

CeBIT Bilişim Eurasia 2010’da, her yıl düzenlenen Anadolu Heyetleri Programı da bu yıl daha kapsamlı bir içerikle hazırlandı. Anadolu’da hedef şehirlerde faaliyet gösteren iş adamları, karar vericiler ve profesyoneller sanayi ve ticaret odaları, belediyeler ve üniversitelerin iş birliğiyle CeBIT Bilişim Eurasia’da buluşacak.

CeBIT Bilişim Eurasia’nın ana sponsorluğunu üstlenen dünyanın lider uydu operatörlerinden TÜRKSAT A.Ş., uydular üzerinden sağladığı her türlü haberleşme hizmetinin yanı sıra, ileri iletişim teknolojilerini yaşamın her alanında etkin kılan dev projelerini katılımcı ve ziyaretçilere sunacak. Broadcast, Cable & Satellite Uluslararası Fuar ve Konferansı da aynı tarihler arasında fuara paralel olarak düzenlenmeye devam edecek

21 Eylül 2010 Salı

12 saatte milyon dolarlık adam oldu!

12 saat içerisinde 9 milyon doları hesabına geçirdi ama ceza almadan kurtuldu. İşte nedeni

Hacker'lar dünya çapında suç işlemeye devam ediyor. Bu seferki Hacker pek de farklı olmayan bir şey yaptı ve banka ATM'lerine saldırdı.

Nitekim Viktor Pleshchuk Rus savcılar tarafından sadece altı aylığına alıkoyuldu. Herhangi bir ceza almamasının sebebiyse kendisi gibi büyük işler başaran diğer Hacker'lar hakkında çok net bilgiler vermiş olması. Tabi bu arada, dolandırdığı bankalara parayı iade edeceğini de belirtelim.

Pleshchuck'u bu noktaya getiren olaysa ATM'lerden çaldığı paranın miktarı. Sadece 12 saat içerisinde, dünya çapındaki 280 farklı ülkenin 2,100 ATM'sinden tam tamına dokuz milyon dolarlık para aktarımı yaptı.

Yaptığı saldırılar esnasında Amerika'da bulunan zanlı, ABD'de de yargılanma ve ceza alma tehlikesiyle karşı karşıya. Ancak Rusya ve ABD arasında bir iade anlaşması bulunmuyor. Bu yüzden Pleshchuck, Rusta sınırlarına çıkmadığı sürece, ABD'liler için dokunulmaz olacak...

Lisanslı yazılım kullananlar kazanacak

42 ülkede gerçekleştirilen lisanssız yazılım kullanımının ülke ekonomilerine etkileri konulu araştırmanın sonuçları açıklandı.






International Data Corporation (IDC) tarafından Business Software Alliance (BSA) için aralarında Türkiye’nin de bulunduğu, Asya-Pasifik, Avrupa, Ortadoğu, Latin ve Kuzey Amerika’daki 42 ülkede gerçekleştirilen lisanssız yazılım kullanımının ülke ekonomilerine etkileri konulu araştırmanın sonuçları açıklandı.

Araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye’de halen %63 olan lisanssız yazılım kullanım oranının 2 yılda %53’e indirilmesi bilişim teknolojileri (BT) sektöründe mühendis seviyesinde 2.180 kişilik ek istihdam yaratılması anlamına gelirken, ekonominin söz konusu 2 yıllık süre zarfında 1 milyar dolar düzeyinde büyümesini ve 205 milyon dolar ek vergi kazancının elde edilmesini sağlayacak.

Araştırmaya göre; lisanssız yazılım kullanım oranının düşürülmesi ekonomide olumlu bir zincirleme etki yaratıyor ve BT, hizmet ve dağıtım sektörlerine yönelik harcamaların artmasını sağlıyor. Bu yapılan harcamalar, yeni istihdam imkanlarına zemin hazırlarken, vergi gelirlerini de yükseltiyor.



2010 IDC Raporu’nun sonuçlarını değerlendiren BSA Türkiye Genel Koordinatörü Elçim Barkay, “Lisanssız yazılım kullanım oranını düşürmek, ekonominin ihtiyacı olan canlandırıcı ve teşvik edici unsurları sağlamak için önemli bir fırsattır. Lisanslı yazılım kullanım oranının artması, destek ve bakım hizmetlerine talebi de artıracaktır. Bir başka deyişle, lisanssız yazılım kullanımı yalnızca yazılım üreticilerini değil, yerel dağıtım firmalarını ve hizmet sağlayıcılarını da olumsuz etkilemektedir. Yasal olmayan yazılım kullanımının devam etmesi durumunda, yerel dağıtım firmaları ve hizmet sağlayıcıları harcamalarını kısmak durumunda kalır ki, bu da yerel ekonomiyi canlandırmak ve canlı tutmak için gerekli olan yeni istihdam olanağı yaratma, daha fazla vergi geliri elde etme ve ülkeye daha fazla yabancı yatırımcı girişi gibi ekonomik yönden önemli faydalara da engel olur. Bu araştırma Türkiye’de lisanssız yazılım kullanım oranının mümkün olduğunca hızlı ve kararlı biçimde düşürülmesinin tüm ekonomiye sağlayacağı faydaları göstermek açısından büyük önem taşımaktadır.” dedi.

Araştırmanın global ölçekte sonuçları ise önümüzdeki 4 senelik süre zarfında lisanssız yazılım kullanımının yüzde 10 oranında düşürmenin incelenen 42 ülkenin ekonomisine 142 milyar USD katkı sağlayacağını ve bu tutarın yüzde 80’inden fazlasının da yerel sektörlere aktarılacağını gösteriyor. Ayrıca söz konusu oranın düşürülmesiyle teknoloji alanında 500.000 kişiye yeni istihdam imkanı yaratılabileceği ve dünya çapında vergi gelirlerinde 32 milyar USD’lık artış olacağı da öngörülüyor. Lisanssız yazılım kullanımının dört sene yerine, iki senelik bir süreçte yüzde 10 oranında düşürmenin ise 2013 senesine kadar söz konusu ülkelerdeki ekonomiye 193 milyar USD katkı sağlaması ve vergi gelirlerinde de 43 milyar USD’lık bir artışa yol açması bekleniyor.

BSA, dünya genelinde lisanssız yazılım kullanımını etkin şekilde azaltmak için aşağıdaki adımların atılmasını tavsiye ediyor:
Fikri mülkiyet haklarının önemi ve değeriyle ilgili eğitim ve yazılım varlıkları yönetimi (SAM) aracılığıyla yazılım envanterinin en uygun ve mükemmel hale getirilmesinin teşviki;
Dünya Fikri Mülkiyet Hakları Kuruluşu’nun telif hakları ile ilgili yayınladığı düzenlemeleri ulusal bağlamda uygulayarak telif haklarının etkin korunmasına ilişkin mevzuatın geliştirilmesi;
Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı’nın Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması’na uygun olarak telif hakkı ihlallerine karşı ile ilgili güçlü ve uygulanabilir yaptırım mekanizmaları oluşturulması Bu yaptırımlarda bulut bilişim teknolojileri gibi yeni yazılım teknolojilerinin yasadışı kullanımına karşı hukuki çareler de oluşturulması;
Fikri mülkiyet haklarına yönelik yasaların geliştirilmesi ve uygulanması için kaynak ayırılması, bu konuda hukuki mücadele yürütecek ihtisas sahibi birimlerin sayısının artırılması ve dünya genelindeki ülkelerde bu alanda faaliyet gösteren merciler arasındaki uluslararası işbirliğinin altyapısının kurulması;
Yazılım varlık yönetimi uygulamalarının etkin olarak kullanılarak kamu kurum ve kuruluşları ile bunlarla iş yapan üçüncü şahısların da yasal yazılım kullanımına önem vermesinin sağlanması.
“Lisanssız Yazılım Kullanım Oranını Düşürmenin Ekonomik Faydaları” başlıklı araştırma IDC’nin Korsanlık Etkisi Modeli’ne (PIM) dayanıyor. Bu model dünya çapındaki BT harcamalarının ve yazılım korsanlığınının yanısıra BT sektöründeki istihdam oranlarını ve BT sektörünün vergi gelirlerine katkısını inceleyen pazar araştırmasını içeriyor. Metodoloji ile ilgili daha ayrıntılı bilgiler ve en son yayınlanan araştırma sonuçlarına www.bsa.org/piracyimpact adresinden ulaşılabilir.

20 Eylül 2010 Pazartesi

Bilişim Teknlojilerinin Yarattığı Sosyal Dönüşüm

Bilişim 2010, 22 Eylül'de başlıyor. Teknolojinin yarattığı toplumsal dönüşüm ünlü isimlerin katılacağı toplantılarda masaya yatırılacak.




Bilişim teknolojilerinin yarattığı sosyal dönüşümün tartışılacağı Bilişim 2010 seminerleri, 22-25 Eylül tarihlerinde Türkiye Bilişim Derneği tarafından Rixos Grand Ankara Hotel’de gerçekleştirilecek.

Toplantılarda konusunda uzman pekçok yerli ve yabancı konuşmacı bilişim teknolojilerinin sosyal yaşamda yarattığı değişimleri tüm yönleriyle ele alacak. Bilişim Teknolojilerinin basında, eğitimde, sanatta, sporda ve diğer alanlarda sağladığı gelişim ve buna bağlı değişimlerin toplum üzerindeki etkileri tüm yönleriyle tartışılacak.

Farklı alanlarda yaşanan değişimler topluma hayal edemeyeceği yeni yaşam biçimleri sunuyor. Bu değişimler, Bilişim 2010’da önemli isimlerce tartışılacak. Suat Özçelebi, Said Nurhan, Prof. Peter L. Levin, Dr. Jean Burgess ve Prof. Dr. John Hartley gibi ülkemizden ve yurtdışından pekçok konuşmacının yer alacağı etkinlikte, 4 gün boyunca pekçok oturum panel ve sunum gerçekleştirilecek.

Türk Telekom ve Avea’nın ana sponsorluğunda düzenlenen, NTV’nin de basın sponsorları arasında yer aldığı Bilişim 2010’un’un en dikkat çekici konuşmacılarından biri, etkinliğin birinci gününde yer alacak olan Prof. Peter L.Levin. Bilişim teknolojileri konusundaki gelişmeleri yakından takip eden kurumların başında gelen Beyaz Saray’ın, Bilim ve Teknoloji Politikaları uzman danışmanı Prof. Levin, Beyaz Saray tarafından başlatılan Açık Devlet (Open Government Inititative at White House) http://www.whitehouse.gov/open inisiyatifi yöneticiliği görevini de yürütüyor.

Bir diğer önemli etkinlik ise ‘’FQ’ya Karşı’’ başlıklı oturum. F klavye ve Q klavye kullanımı konusunda Türkiye’de 1990’lardan beri yaşanan sürecin ve F klavye kullanımı için farkındalık yaratma ve kullanımı teşvik için alınacak tedbirlerin ele alınacağı oturuma, Türkiye Bilişim Derneği’nden Serdar Bilecen, Intersteno Türk’ten İhsan Yener ve Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekili Reha Denemeç katılacak.

Etkinlik kapsamında 23 Eylül 2010 tarihinde gerçekleşecek önemli bir panel ise, Yeni Medyada Nefret Söylemi başlığı altında gerçekleştirilecek. Oturum Prof. Dr. Mutlu Binark tarafından yönetilecek. Bu panelde, yeni medya ortamında üretilen ve dolaşıma sokulan nefret söyleminin, geleneksel medyadakinden temel farkları ele alınacak. Konunun, yeni medyanın sunduğu risk ve olanaklar çerçevesinde çeşitli örneklerle açıklanacağı panelde, internetteki çeşitli uygulamalarda hızlı bir biçimde dolaşıma sokulan nefret söylemi ile ilgili olarak alınabilecek önlemler tartışılacak.

BİLİŞİM 2010 dijital okur-yazarlık kavramını tartışmaya açıyor. 2.günün önemli konuşmacılarından biri de son yıllarda kültür bilimi (culture science) tartışmalarına damgasını vuran Prof. Dr. John Hartley. John Hartley, medya çalışmaları alanında en önemli başvuru kaynakları arasında yer alan ve farklı dillere çevrilmiş 20 kitabın ve çok sayıda akademik yayının da sahibi.

Bilişim’in gelenekselleşen etkinliklerinden biri olan Özürlüler ve Bilişim Oturumunun bu yılki konu başlığı Sanat Dünyasında Özürlülük ve Bilişim. Kenan İmirzalıoğlu, İpek Bilgen, İlksen Başarır ve Lale Mansur gibi sanatçıların katılımıyla gerçekleşecek olan oturumu TV8 Ankara temsilcisi Erkan Tan yönetecek.

Yurtdışından bir diğer önemli konuşmacı Türkiye’deki yasaklı sosyal paylaşım sitelerinin başında gelen YouTube hakkındaki akademik inceleme kitabının, Joshua Green ile ortak yazarı Dr. Jean Burgess. Dr.Burgess YouTube’un son beş yıldaki ilginç serüvenini anlatacak.

TBD-Halıcı Bilgisayarla Beste Yarışmasının 17.si Bilişim 2010 kapsamında yapılacak. Teknolojiyle buluşan yaratıcı ve özgün eserler juri ve konuklar önünde sunulacak. Attila Özdemiroğlu’nun başkanlığında Garo Mafyan, İzzet Öz, Borga Parlar, Hakan Özer, Sedat Ergin, Şeref Oğuz, Sinan Akçıl, Mehmet Okonşar ve Emrehan Halıcı gibi müzik ve teknoloji dünyasının duayenlerinden oluşan seçici jüri üyeleri, bu yıl da heyecan ve titizlikle yepyeni eserleri değerlendirmek için biraraya geliyor.

Etkinlik kapsamındaki tüm programlara, kurultay, kongre, seminerler, çalışma grupları, sunumlar gibi etkinliklere önceden kayıt yaptırarak katılım ücretsiz olacaktır. Etkinliklere www.tbd.org.tr adresinden kayıt yaptırılabiliyor. Detaylı program için www.bilisim.org.tr adresini ziyaret ediniz.

Efsane hacker'ın marifetleri!

Kevin Mitnick: O bir efsane. Ünlü hacker'ın kanıtlanan veya kanıtlanmayan kabarık suç listesi burada




Kevin Mitnick bir güvenlik uzmanı ve yazar. Kendisi tarihin gelmiş geçmiş en büyük hackerlarından birsi olarak tanınıyor.

Kendisi bir hacker değilim, güvenlik uzmanıyım diyor. Gerçekten de sistemleri hacklemekten ziyade insanları özel bilgilei paylaşmaya ikna ediyor. Bu sayede sayısız sisteme giren Mitnick bir efsane. Kendisi çeşitli suçlardan ötürü hüküm giydiği gibi, suçlandığı ama kanıtlanamayan işler de var.

Bunların arasında en basidi Los Angeles otobüs hatlarında sosyal mühendislik kullanarak ücretsiz gezmesi. En ciddileri arasında ise FBI ajanlarını ekmesi yer alıyor. FBI ajanlarını dinlediği yönündeki suçlamalar kanıtlanabilmiş değil ama dahası var...



İşte kabarık listenin devamı...

Kanıtlanan suçları arasında VMS kaynak kodlarını okumak için DEC sistemlerini hacklemesi ve 160.000 dolar zarara yol açması yer alıyor.

Bununla da kalmayan Mitnick, Motorola, NED, Nokia, Sun Microsystems ve Fujitsu Siemens'ı hackledi. Bir iddiayı kazanmak için IBM minibilgisayarına tam admin yetkisi kazandı.
Kanıtlanamayan suçlamalar arasında ücretsiz telefon görüşmeleri yapmak, Pacific Bell telefon şirketinden teknik rehberler çalmak, Kaliforniya DMV'yi dinlemek, MCI Communications and Digital'den güvenlik yetkililerinin e-postlarını okumak, Santa Cruz Operation, Pacific Bell, FBI, Pentagon, Novell, Kaliforniya Motorlu Taşıtlar Dairesi, Güney Kaliforniya Üniversite'si ve Los Angeles Birleşik Okul sistemlerini hacklemek var.

Kaynak : Chip.com.tr

Youtube 'un inanılmaz gerçeği

İnanılmaz ama gerçek: O dünyanın en büyük sitelerinden biri ama kurulduğundan beri hep zararda




Dünyanın en büyük video paylaşım platformu olan YouTube, Google tarafından satın alındığından bu yana kar etmeyi bekliyor.

CEO'su olan Eric Schmidt bir Fransız üniversitesinde, YouTube'un kar etmeye son derece yakın olduğunu müjdeledi. 5 yaşındaki dev site bugüne kadar hiç kar etmedi. Günde 2 milyar gösterime sahip olan site 4 yıl önce 1.65 milyar dolara satın alınmıştı.

Google henüz kar etmese de YouTube'un gidişatından son derece memnun olduklarını açıkladı. Geçen yıl da kar etmeye yaklaşan site, işletme maliyetlerini düşürmeyi başaramadı. YouTube'un zararlarını sırtlanan ise elbette sahibi olan Google oldu.

YouTube'un maliyeti açıklanmıyor. Ancak yakın örnekler arasında Apple'ın yılda 1 milyar dolara ayakta tuttuğu iTunes mevcut. YouTube'un daha çok internet bağlantısı kullandığı düşünülürse, işletme maliyetlerinin iTunes'a göre çok daha fazla olacağı görülebilir.
Kaynak Chip.com.tr

Cepler burada test ediliyor

Cep telefonlarını, piyasaya çıkmadan kimler, nasıl test ediyor? Çok özel karelerle cevap burada...

Cepler burada test ediliyor!

Cep telefonları başta küçüldü, sonra büyüdü ama yer ihtiyacı hiç azalmadı.

Diğer parçalara yer açmak için küçülenlerin başında anten geliyor. Yeni tasarımlarda antenin nereye konduğu da büyük önem taşıyor. Bu konun dikkat çekmesinin başlıca sebebi elbette iPhone 4'ün farklı anten tasarımı olmuştu.

Farklı markaların cep telefonlarının sinyal güçlerini test eden bir firmanın içi Neowin tarafından görüntülendi. ETS Lindgren isimli Amerikan firması bu iş için büyük yatırım yapanlardan birisi. Akla gelecek her markayla çalışan firmanın tesislerine bakıldığında bu işin sanıldığı kadar kolay olmadığı anlaşılıyor.

19 Eylül 2010 Pazar

Havadan Wi-Fi izleme platformu

Kablosuz Ağlarınız Ne Kadar Güvenli ?


Google'ın Street View uygulaması aslında kablosuz ağların ne kadar da güvensiz olduğunu ortaya çıkarmıştı. İşte yeterli güvenlik önlemi almamış Wi-Fi bağlantılarını bulup bunları kullanmak isteyen iki hacker, işlerine çok yarayacak bir icat yaptı.

Üretim fazlası bir Amerikan ordusu drone'unu kullanan ikili cihazın adına da W.A.S.P(Havadan Wi-Fi İzleme platformu) dediler. WASP'ın içinde Backtrack 4 çalışan 500 MHz C7 işlemcili ITX bilgisayar bulunuyor.

Yalnızca 5.8 kiloluk bu araç, havada dolaşarak sinyalleri alıyor ve Wi-Fi, 3G ya da RF bağlantılarla kendisini yönetenlere geri bilgiler veriyor. Hacker ikilisi WASP'la tam olarak ne yapar bilinmez ancak bu cihazı hem iyi hem de kötü amaçları için kullanabilirler.

Haber : Chip.com.tr

18 Eylül 2010 Cumartesi

iPhone 4'ü önermiyoruz

Tüketicinin gözü kulağı olan dev site iPhone 4 uyarısını yeniledi: Önermiyoruz


Tüketiciyi hiçbir kar amacı gütmeden ya da ürünlerin reklamını almadan bilgilendiren site Consumer Reports, iPhone 4'e ateş püskürtmeye devam ediyor.

Apple'ın iPhone 4'teki sinyal sorunuyla beraber ortaya çıkan kriz sonucunda firma hiçbir şekilde telefonunun tasarımının hatalı olduğunu kabul etmemişti. Apple dün yaptığı açıklamada da iPhone 4'le beraber, anten sorununu çözecek kılıf dağıtmaya devam edeceklerini ve bu çözüm şeklini hiçbir şekilde genişletmeyeceklerini yineledi.

Consumer Reports da iPhone 4'ü tüketicilere önermediklerini şu blog yazısıyla tekrarladı; "Tasarım hatasının üstünü örtmek için, yükü kullanıcının üzerine yıkmak bizim için kabul edilebilir değil. Bu nedenden dolayı iPhone 4'ü önermemeye devam ediyoruz ve Apple'a bu konuda kalıcı bir çözüm bulmaları konusunda çağrıda bulunuyoruz."

Kaynak Chip.com.tr

Google Türkiye'deki IP sorununu çözdü

Türkiye'de YouTube'a uygulanan sansür kapsamında engellenen IP'lerin Google servisleriyle çakışması sorunu firma tarafından çözüldü.




Google Güney ve Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölgeleri İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü William Echickson, Türk kullanıcılarının Google hizmetlerine erişimini tekrar mümkün hale getirdiklerini bildirdi.

William Echickson, Google blog'unda yer alan açıklamasında, Türkiye'deki internet kullanıcılarının geçen Haziran ayında beklenmedik bir biçimde Google Maps, Google Analytics, Google Translate ve Google Docs hizmetlerine erişimde sorun yaşamaya başladığını, bu hizmetlerde ara ara teknik aksaklıklar meydana geldiğini anımsattı.

Google mühendislerinin, bu hizmetlere erişimin tekrar sorunsuz olarak sağlanabilmesi için çalışmalarını devam ettirerek, kısa süre içerisinde Google Docs, Google Translate ve Google Analytics'e erişimi sağladığını belirten Echickson, ''Bugün itibariyle de Google Maps ile ilgili yaşanan teknik problemler çözüme kavuşturuldu. Böylelikle her ölçekten firma ve bireysel kullanıcılar, daha önce olduğu gibi tüm bu hizmetlerden herhangi bir problem yaşamadan faydalanmaya devam edebilecek'' ifadesini kullandı.

YouTube'a Türkiye'de iki yıldır erişim yasağı bulunduğunu hatırlatan Echickson, diğer Google servislerine erişimde yaşanan kesintinin, YouTube'a erişimin engellenmesinin kapsamını genişletme çalışmaları sırasında sınırlama getirilen IP adreslerine yenilerinin eklenmesi sonucunda meydana geldiğini kaydetti.

Echickson, ''Kontrolümüz dışında gelişen bu teknik problemin giderilmesi ve çözümün sağlanması yolunda Telekomünikasyon Kurumu yetkilileri ve ilgili tüm birimlerle yakın diyalog içerisinde bulunarak Türk kullanıcılarımızın hizmetlerimize erişimini tekrar mümkün hale getirdik. Türkiye'deki bütün kullanıcılarımızın geçici bir süreliğine erişim problemi yaşadığı hizmetlerimizden yeniden faydalanabiliyor olmasından memnuniyet duyuyoruz'' görüşünü dile getirdi.

Kaynak : ntvmsnbc.com