29 Ekim 2010 Cuma

Youtube gerçekten açılıyor mu?

TİB İnternet Daire Başkanı, Haberturk.com Ekonomi Editörü Selin Kunt'a açıkladı

Youtub'la ile ilgili bir haber gündeme bomba gibi düştü: "YouTube her an açılabilir".

Gelen bilgiler merkezi Almanya'da bulunan bir Türk şirketinin kendi çabasıyla Yotutube'dan Atatürk'e hakaret içeren videoları kaldırttığı yönündeydi. Atatürk'ün görsellerini koruma yetkisi alan şirketin CEO'sunun verdiği bilgiye göre böylece Youtube'un açıılmasının önündeki engel kalkmıştı.

TİB İNTERNET DAİRE BAŞKANI OSMAN N. ŞEN ONAYLADI

Konuyla ilgili olarak bugün görüştüğüm TİB İnternet Daire Başkanı Osman N. Şen bu bilgileri doğruladı ve durumdan haberdar olduklarını söyledi. Osman Şen "Haber doğrudur, durumdan haberimiz vardır. Bu firma videoları sahiplenerek başvuruda Youtube'dan bulunup kaldırtmıştır. Yalnız konu yanlış anlaşılmasın videolar kalktı diye hemen Youtube açılacak gibi bir durum yoktur. Önce savcılığa konu kararın kaldırılması yönündeki ilgili talep iletilmelidir. Böyle bir kararı ancak yargı birimleri verebilir" dedi.

MADEM KOLAYDI NEDEN DAHA ÖNCE YAPILMADI?

Buna cevap aramadan önce sürecin nasıl işlediğini açıklamak lazım. Youtube'a erişim yasağı kararı yargı tarafından, Atatürk'e hakaret içeren uygunsuz videolar yüzünden alınmıştı. Bu videoların yayından kaldırılması için 2 yol izlenebilirdi: ilki büyük çapta bir kullanıcı şikayeti ve protestosu, ikincisi de videoların sahibinin (görsel hakkı) talepte bulunması.

İlk yöntem denendi, videolarla ilgili kullanıcılar Youtube'a pek çok şikayette ve kaldırılma talebinde bulundu ama sonuç alınamadı.İkinci yöntemde ise ortada garip bir durum vardı, görsellerin sahibi yoktu. Yukarıda belirttiğim gibi yayında olan bir görseli kaldırtmak için görsel haklarını elinde bulunduran kişinin yani sahibinin Youtube'a bunların silinmesini talep etmesi gerekiyor. Nedense yasağın başladığı tarihten bu yana yani yıllardır kimse bu görsellere sahip çıkmadı, üstüne almadı. Almanya'daki bu şirket kendi insiyatifi ile bir bakıma duruma el koyarak görsellere sahip çıktı ve hak sahibi olarak Youtube'a gerekli başvuruyu yaptı, videoları kaldırttı.

İÇİME KURT DÜŞTÜ

İtiraf etmem gerekir ki böyle basit bir çözüm yıllardır gözümüzün önünde duruyordu ve bizler ormana bakmaktan ağacı görmedik, kendime bu bakımdan çok kızıyorum. Yıllardır boşuna sıkıntı çektik ve çözümü basit bir sorunla belki de gereksiz yere gündemi meşgul ettik.

Öte yandan benim de daha önce aklıma gelmeyen bu yöntem uygulandığı zaman içimi bir rahatsızlık sardı: "Yıllardır Youtube yasağından şikayet ederek, kişi ve kurumlara verip veriştirerek isim yapanlar neden bu kadar basit bir çözümü daha önce uygulamamışlardı?"
Onlar da benim gibi işin bu kadar basit şekilde çözümleneceğini akıl edememişler miydi? Yoksa birileri yine mazlum edebiyatından prim mi yapıyordu? Youtube'un bu kadar seveni varken yıllardır kimsenin böylesine basit bir çözüm için kılını kıpırdatmaması bir tek bana mı tuhaf geliyor?
Sanırım bunun cevabını hiç bilemeyeceğiz.

24 Ekim 2010 Pazar

Pentagon WikiLeaks savaşına hazırlanıyor

Pentagon, Wikileaks adlı internet sitesinin gizli Irak savaşı belgelerini yayımlaması öncesinde 120 kişilik bir ekip oluşturdu.






Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon'un sözcüsü Albay Dave Lapan'a göre yeni kurulacak 120 kişilik siber-uzman ekibi, Irak savaşıyla ilgili belgeleri tarayarak Wikileaks'ın yayınının yol açabileceği etkiyi değerlendirmeye çalışacak.

Kurulduğu 2007 yılından bu yana hükümetleri zor durumda bırakan gizli belgeler yayımlayan Wikileaks, Irak savaşıyla ilgili 400 bin adet belge yayımlayacağını açıklamıştı.

BBC Türkçe'nin aktardığı habere göre, belgelerin askeri operasyonlar, Irak güvenlik güçleri ve sivil kayıplarla ilgili olacağı tahmin ediliyor. Temmuz ayında Afganistan savaşıyla ilgili olarak 70 bin belge yayımlayan site, Irak dosyaları için tarih vermedi.
Pentagon, tehlikeli bilgilerin deşifre olacağı gerekçesiyle sızdırılmış belgeleri geri istiyor.

Savunma Bakanlığı Sözcüsü, belgelerin bugün ya da yarın yayımlanması olasılığına göre hazırlık yaptıklarını söylerken, başka kaynaklar, yayının bu ayın sonunda gerçekleşmesini beklediklerini belirtiyor.

Temmuz'da Afganistan belgelerinin yayımlanmasından sonra, Amerikan ordusu, bu tür yayınların hem Amerikan askerleri hem de Amerika'ya yardım eden yerli halkı tehlikeye atabileceği uyarısında bulunmuştu.

Ancak Savunma Bakanı Robert Gates, Senato Silahlı Kuvvetler Komisyonu'na gönderdiği yazıda internet sitesinin yayımladığı belgelerin hassas istihbarat kaynaklaerı ya da metotlarını deşifre etmediğini belirtmişti.

FİNANSMAN TUZAĞI

Bu arada sadece bağışlarla ayakta durabilen WikiLeaks'e, internetteki ödemelerine aracılık eden firmadan kötü bir haber geldi.

The Guardian gazetesinin haberine göre, internet ödeme hizmeti sunan Moneybookers adlı firma, "ABD'nin 'izlenen şüpheli siteler' listesine girdiği ve Avustralya hükümetinin de kara listesinde yer aldığı için" WikiLeaks'in hesabını kapadığını açıkladı.

Moneybookers, WikiLeaks'e yapılan online bağış işlemlerini yürütüyordu.

Firmadan, WikiLeaks'in Avustralya vatandaşı olan kurucusu Julian Assange'a gönderilen mektupta, "sitenin güvenlik departmanı tarafından incelendiğini ve devletlerce yürütülen kara para aklama ve diğer suçlarla ilgili soruşturmalara konu olduğu gerekçesiyle hesabın askıya alındığı" belirtiliyor.

2 milyar kişi tıklayacak, 5 milyar kişi tuşlayacak

ITU'nın raporu kullanıcı sayısının bu yıl bu rakamları da aşmasını bekliyor


İnternet kullanıcısı 2 milyara dayandı
BM Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), dünyada bu yıl internet kullanıcı sayısının 2 milyarı aşacağını bildirdi.
ntvmsnbc ve Ajanslar
Güncelleme: 11:04 TSİ 21 Ekim. 2010 Perşembe

ITU'nın raporunda, dünyada internet kullanıcı sayısının son 5 yılda ikiye katladığı, bu yıl internet kullanıcısı sayısının 2 milyarı aşacağı belirtildi. Bu rakam 6,9 milyar olan dünya nüfusunun neredeyse üçte birine denk düşüyor.

Bu yıl yeni internet kullanıcısı sayısının 162 milyonu gelişmekte olan ülkelerden olmak üzere 226 milyonu bulacağı belirtilen raporda, bu yıl sonunda gelişmiş ülkelerdeki nüfusun yüzde 71'inin ve gelişmekte olan ülkelerdeki nüfusun yüzde 21'inin internete bağlanacağı kaydedildi.

ITU'ye göre, Avrupa'da nüfusun yüzde 65'i internete bağlanırken, bu oran Amerika'da yüzde 55, Asya-Pasifik bölgesinde yüzde 21,9 ve Afrika'da yüzde 9,6 seviyesinde bulunuyor. Gelişmekte olan ülkelerde okullarda, iş yerlerinde ve kamu alanlarında internet bağlantısının kritik öneme sahip olduğu, gelişmekte olan ülkelerde evlerde internete bağlanma oranı yüzde 13,5 iken bu oranın gelişmiş ülkelerde yüzde 65 olduğuna işaret edildi.

ITU, gelişmekte olan ülkelerde yüksek hızlı internet bağlantısını güçlendirmenin özelikle önemli olduğunu vurguladı.

Bu arada cep telefonu kullanıcısının doyum noktasına ulaşması nedeniyle yeni cep telefonu abone sayısının yavaşladığı belirtildi.

Bu yıl sonunda cep telefonu abonesi sayısının 5,3 milyarı bulacağı, bunun 940 milyonunun yüksek hızlı bağlantıya sahip olduğu ifade edilen raporda, dünya nüfusunun yüzde 90'ından fazlasının cep telefonu şebekeleri kapsama alanında yaşadığı kaydedildi.

17 Ekim 2010 Pazar

Microsoft a Viagra şoku !

Hacker lar Microsoftun Sitesine Sızdılar


Bu Yazıyı okuyunca bende internet ne kadar güven diye düşündüm ve bu haberi eklemeye karar verdim.
Sizce İnternet siteleri ne kadar güvenli ?

İşte Haber

Geçtiğimiz 3 hafta boyunca Microsoft'a ait internet adresleri kötü niyetli kişilerin oyuncağı oldu.

Rusya menşeili suçlular tarafından 1000 kadar sahtekarlık için kullanılan internet sitesine trafik yönlendirildi. Seizemed.com, yourrulers.com, crashcoursecomputing.com gibi adresler, Viagra, Human Growth Hormne gibi çeşitli cinsel sorun ilaçlarının pazarlamasında kullanıldı. Microsoft'un kullandığı Ip adresleri üzerinden yapılan yönlendirmeler sonunda keşfedildi.

Domain Information Groper ile yapılan kontrollerde de 131.107.202.197 ve 131.107.202.198 gibi Microsoft adına kayıtlı adreslerin kötü niyetli kullanımı doğrulandı. Bu durum Microsoft kampüsündeki bilgisayarlardan birisinin zararlı yazılım bulaştırmak suretiyle ele geçirildiği düşüncesini doğurdu.

Şimdi bu konunun temellerine iniliyor ve IP adreslerinin nasıl ele geçirildiği araştırılıyor.

Kaynak : Chip.com.tr

14 Ekim 2010 Perşembe

Bildiğiniz pazarlama artık bildiğiniz gibi değil

İnteraktif Pazarlama Dünyası IPZ 2010’da buluşuyor!


İnteraktif pazarlamanın nabzının tutulduğu İnteraktif Pazarlama Zirvesi İPZ, bu yıl 18 – 19 Ekim 2010 tarihleri arasında İstanbul Modern Sanat Müzesi'nde gerçekleşecek. ‘Bildiğiniz pazarlama artık bildiğiniz gibi değil’ sloganıyla yola çıkan zirvede, interaktif pazarlama dünyasındaki yenilikler, sektör sorunları, çözüm modelleri gibi interaktif pazarlamaya ait her konu ele alınacak.

İletişim dünyasının yükselen yıldızı interaktif pazarlamanın ülkemizde hak ettiği yerde olmasını, sektörün gelişimi açısından özendirici, kilometre taşı olabilecek iyi işleri ödüllendirmeyi ve pazarlama profesyonellerine interaktif araçlarla ilgili net ve uygulanabilir bir reçete sunmayı hedefleyen İPZ 2010, bu yıl bir dijital reklam ve pazarlama bienali havasında geçecek.

Yakın bir zamana kadar pazarlama yönetiminde ne dijital mecra ne de dijital mecranın pazarlamanın bir aracı olarak kullanması biliniyordu. Oysaki günümüzde, her gün yeni bir hizmeti kullanıcısına sunan dijital mecrayı kullanmamak, büyük bir fırsatı kaçırıyor olmak anlamına geliyor. Ayrıca bilinçsiz kullanım, yanlış stratejiler ve bilgi eksikliği nedeniyle hala ülkemizde hak ettiği değeri görmüyor.

İşte IPZ, tüm bu ihtiyaçlardan yola çıkarak ve sektördeki boşluğu doldurmak amacıyla gerçekleştiriliyor.

İPZ 2010’da neler var?


İPZ 2010 bir reklam ve pazarlama bienali olacak. Tüketicinin önümüzdeki 10 yıl boyunca karşılaşacağı mecralara markaların ve ajansların ve hatta tüketicilerin dokunmasını sağlayacak. Yakınsama ve dijital-konvansiyonel arasındaki ayrımların ortadan nasıl kalktığını gösterecek. Tüketici deneyimi ve marka deneyimini ortak bir potada tüm pazarlama ve reklam oyuncuları ile eritecek. Pazarlama/reklam teknolojilerinin gelişimi ve evrimine şahitlik edecek. Yenilikler ve yeni teknolojilerin reklamı nasıl dönüştüreceğini yakından görmek isteyenler için ortam yaratacak

Öte yandan, deneysel ve deneyimsel bir reklam ve pazarlama sergisinin yer alacağı etkinlikte, içerikle bağlantılı olan ‘Manga Animasyon’ ve ‘Hüseyin Çağlayan’ resim sergileri de misafirlere açık olacak.

IPZ YOUTH ile gençlere sosyal medyada girişimci olma fırsatı anlatılacak

IPZ 2010’un 2. gününde söz gençlerin olacak. youtholding sponsorluğunda ‘İnteraktif dünyanın en önemli kullanıcıları gençler için tasarlanan, ‘Youth’ konsepti ile bir etkinlik gerçekleşecek. Bu etkinlikte, dijital mecradaki fırsatlar, girişimcilik ve gençlerin kariyer kaygıları ele alınacak. Sektörün en önemli oyuncularından, konuşmalarıyla sürecek zirvede; online dünyada girişimci olmak, fark yaratmak, online para kazanmak gibi konular tüm yönleriyle ele alınacak

Ayrıntılı bilgi için www.ipz2010.com

Kırılamayan şifrenin peşinde

TÜBİTAK'ın kuantum kripto projesi!

NATO için çok sayıda kripto cihazı geliştiren ve Türkiye'nin ilk kriptolu cep telefonunu üreten TÜBİTAK, şimdi de kırılamayan şifreleme sistemi olarak bilinen kuantum kripto sistemlerine el attı.

TÜBİTAK'ın yeni hedefi, kuantum kripto sistemlerinde uzmanlık alanını geliştirerek, tümüyle yeni hesaplama yöntemlerini destekleyen ve yeni algoritmalar yazmaya olanak tanıyan kuantum bilgisayarlar konusunda araştırmalar yapmak.
TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi(BİLGEM) Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) Müdürü Alparslan Babaoğlu, Türkiye'nin kripto konusunda geldiği seviyenin bu konuda teknolojiyi yönlendiren 5-6 ülke seviyesinde olduğunu belirterek, enstitülerinin çok daha farklı ve ileri teknoloji cihazları yapma konusunda araştırmalar yürüttüğünü kaydetti.
Dünyada ileri kriptoloji uygulamalarının kuantum kriptoloji uygulamalarında yoğunlaştığını belirten Babaoğlu, ''Yani onlarca laboratuvar kırılmaz kripto sistemleri yapmaya çalışıyor. Bildiğimiz kripto sistemleri kullanıcı hatalarından bir süre sonra kırılabilir. Algoritmalarınızı ne kadar güçlü yaparsanız yapın kullanıcı hatası varsa bir süre sonra bu kriptolar kırılabilir ama kuantum kripto sistemleri bu iş için çok daha güvenli'' diye konuştu. Kuantum kripto sistemlerinde kodlamanın fotonlar kullanılarak yapıldığını ve kodlanan fotona erişmemesi gereken birisinin erişmesi durumunda fotonun polarizasyonunun değişerek kullanıcıların bilginin çalındığından haberdar olduğunu ve çalınan bilgilerin kullanılmayarak yerine yeni bilgi göndermek suretiyle çalınmayan bilgilerle güvenli bir iletişim kanalı oluşturulduğunu anlatan Babaoğlu, kuantum kripto sistemlerinde kullanıcı hatalarının bulunmadığını söyledi. Kuantum bilgi işleme sistemleri üzerinde en çok Japonya, ABD, Kanada, Çin ve Avrupa Birliği üyesi ülkelerin çalıştığını, bu konuya çok büyük yatırımlar yapıldığını anlatan Babaoğlu, bu araştırmaların büyük kısmının gizli olarak yürütüldüğünü belirtti. Babaoğlu, hedeflerinin Türkiye'de ilk kuantum ışınlamayı, daha sonra da tümüyle yeni hesaplama yöntemlerini destekleyen ve niteliksel olarak yeni algoritmalar yazmaya olanak tanıyan kuantum bilgisayarların üretimini hedeflediklerini bildirdi.

NATO'NUN OFF-LINE KRİPTO CİHAZI DA TÜBİTAK'TAN





TÜBİTAK BİLGEM UEKAE Müdürü Alparslan Babaoğlu, NATO için off-line kripto cihazı da geliştirdiklerini bildirdi. NATO'nun off-line kripto ihalesine pek çok ülkenin katıldığını, ancak tüm ülkelerin şartnameyi sağlayamadıkları için tek tek çekildiğini belirten Babaoğlu, ''Türkiye NATO'nun off-line kripto cihazı ihalesine tek kaynak sağlayıcı olarak katılacak. Çünkü bizden başka hiç bir ülke, NATO'nun istediği koşulları sağlayamadı. Bu şu anlamına geliyor, bugüne kadar tüm dünyaya, NATO'ya ve hatta Türkiye'ye off-line kripto cihazı sağlayan Hollanda dahil, tüm NATO ülkeleri, artık Türkiye'nin ürettiği yeni nesil kripto cihazını kullanacak'' dedi.

AA

12 Ekim 2010 Salı

Dünya lideri olduk

Türkiye’de cep telefonu kullanıcılarının günde ortalama 76 dakika konuştuğu belirlendi


Ericsson’un ‘Consumer Lab 2010 Türkiye’ araştırmasından çıkan sonuçlara göre, “Gün içinde ne kadar süre telefonla konuştukları” sorulduğunda, Türk kullanıcılar günde 76 dakikalarının mobil telefon konuşmasıyla geçtiğini bildirdi. Bunun 52 dakikasının kişisel, 24 dakikasının ise iş ile ilgili görüşmelerden oluştuğu saptandı. Bu sonuçla Türkiye, dünyadaki araştırmalar içinde en yüksek konuşma süresine sahip ülke oldu. Türkiye’yi 70 dakikayla ABD, 56 dakikayla İtalya, 53 dakikayla Endonezya, 48 dakikayla Rusya, 44 dakikayla İngiltere ve 41 dakikayla Çin izledi.

YÜZDE 48 MEMNUN

Ericsson, Türkiye’de yedi bölgedeki 15 şehirden 1500 kişiyle araştırma yaptı. Bu araştırmadan çıkan sonuçlar şöyle sıralanıyor:
Türk halkı mobil genişbantta yüzde 48’lik memnuniyet derecesine sahip. Halkın yüzde 79’u mobil genişbantın ne olduğunu bilirken, 3G’de bilinirlik yüzde 84’ü buluyor.
Araştırmanın Türkiye’deki sabit genişbant ve taşınabilir bilgisayar kullanımı sonuçlarına bakıldığında ise, 2006’da yüzde 24 ve 2008’de yüzde 45 olarak ölçülen sabit genişbant kullanımı, 2010’da yüzde 62’ye çıktı.
2006’da yüzde 8, 2008’de yüzde 21 olan taşınabilir bilgisayarların pazardaki oranı da 2010’da yüzde 26’ya ulaştı.

YÜZDE 28'İ SOSYAL AĞ

Araştırma, mobil genişbant ve mobil internet kullanımının ise şu anda yüzde 6 civarında olduğunu gösterdi.
Araştırmaya katılanlar arasında sosyal ağların insanların iletişim yetenekleri ve dili doğru kullanmaları konusunda olumsuz etkisi olduğunu düşünenlerin oranı araştırmanın yapıldığı 25 ülke ortalamasında yüzde 36 olurken, bu oran Türkiye’de yüzde 45 olarak gerçekleşti.
‘Fırsat buldukça işte bile olsam sosyal ağ sitelerini ziyaret etmeye çalışıyorum’ diyenlerin oranı ise dünya ortalamasında yüzde 18, Türkiye’de yüzde 28 oldu.

MOBİL İNTERNETTE 'ÖZEL'İZ

ERICSSON Türkiye Pazarlama ve Strateji Müdürü Erdem Aksakal, Türkiye çapında 1500 kişiyle yaptkları araştır-manın telekom pazarındaki sonuçları gösterdiğini belirterek, “Türkiye’nin diğer ülkelerle kıyaslandığında mobil internette pek çok alanda özel bir konumda olduğunu görüyoruz” dedi.

11 Ekim 2010 Pazartesi

Google'dan Cahit Arf anısına özel logo

Google, dünyaca ünlü matematikçimiz Cahit Arf'ın 100. doğumgünü anısına bugün küresel anasayfasında farklı logo kullanıyor.


Arama motoru 11 Ekim tarihinde kullandığı özel logoyla da dünyaca ünlü matematikçimiz Ord. Prof. Dr. Cahit Arf'ı 100. doğum gününde onurlandırıyor.

Arf, aritmetik alanındaki çalışmalarıyla ünlü. Cisimlerin kuadratik formlarının sınıflandırılmasında ortaya çıkan değişmezlere ilişkin olarak geliştirdiği formül, dünya literatüründe "Arf Değişmezi" olarak biliniyor. Formülden alınan bir kesit de Arf'ın portresiyle birlikte bugün kullanmakta olduğumuz 10 TL'lik banknotların arka yüzünü süslüyor.

Arf Değişmezi'nin yanısıra Arf halkaları ve Hasse-Arf Teoremi gibi kendi adıyla bilinen birçok kavramı matematik literatürüne kazandıran Cahit Arf, 1997 yılında aramızdan ayrıldı.

Google servis verdiği ülkelerin özel günlerinde veya dünya çapındaki önemli kişi ve olayların anıldığı günlerde, orjinal logosu yerine İngilizce "karalama çizim" anlamına da gelen "doodle" adındaki özel logoları kullanarak 'jest' yapıyor.

Elbette bu 'jest'ler genellikle 'yerel' kalıyor, yani sadece ilgili ülkedeki Google anasayfasında yer alıyor, oradaki kullanıcılarının yüreklerini okşayıp haber olmayı başarıyor.



Google Earth olay yarattı

Google Earth'te görmeyi hiç ummayacağınız bir görüntü, bakın ortalığı nasıl karıştırdı...


Ha'aretz'den Avi Scharf'ın haberine göre; Google Earth sayesinde Suriye'nin hazırladığı yeni bir roket üssü görüldü. Bir vadinin içinde bulunan askeri üssün çevresinde 400 metre yükseklikte dağlar bulunuyor. Dağların içine açılmış birçok beton tünel de oradaki Scud füzelerine çıkıyor.

Şam'ın yanındaki bu üste Scud füzelerinin yanı sıra 300 kilometre menzili bulunan M-600 mermiler de bulunuyor. Roket üssü hakkındaki başka bir iddia da, füzelerin İran'dan geldiği üzerine. Sunday Times'ın haberine göre; İran'dan gelen bu füzeler Şam'ın yakınındaki Adara havaalanına getiriliyor ve daha sonra yine iddiaya göre Hizbullah'a iletiliyor.

Bakalım, Google Earth'ün "göstermemesi gereken" bu üs hakkındaki iddialar nereye kadar uzanacak...

Kaynak : chip.com.tr

10 Ekim 2010 Pazar

Kendi sosyal Network ünü kur

Facebook ya da Twitter size göre değil mi? İşte kendi sitenizi kurmanızı sağlayacak 2 basit araç


Facebooka rakip olun!

Facebook ve benzeri sosyal ağ siteleri bugün milyonlarca kişiyi peşinden sürüklemeye devam ediyor. Fakat bir sosyal ağ sitesi sahibi olmak sandığınız kadar zor değil. Üstelik bunun için tek satır program yazmanıza veya herhangi bir seviyede programcılık bilgisi sahibi olmanıza da gerek yok. Tek yapmanız gereken ücretsiz seçeneklerden birini tercih etmek ve dakikalar içinde kendi sosyal ağ sitenize sahip olabilirsiniz. İşte size iki alternatif...
SocialWok
SocialWok'un en önemli özelliği sadece belli bir alan adına ait e-posta adresleri kullanarak üye olunmasına izin vermesi. Böylece sadece aynı şirket veya aynı okul öğrencilerinin üye olabileceği bir sosyal ağ oluşturabilirsiniz. Ayrıca kayıt için ücretsiz Gmail servisini de kullanmak mümkün. Fakat bu durumda da davet edeceğiniz kişiler de Gmail hesapları ile üye olmak zorundalar.

İkinci alternatifiniz: Shout'Em

Shout'em
SocialWok'a göre üyelik özellikleri daha esnek olan Shout'Em, sosyal ağını sadece kapalı bir gruba açmak istemeyenler için daha uygun bir seçenek. Çünkü Shout'Em'de üye olurken kullanılacak e-posta adreslerine yönelik bir kısıtlama yok. Üstelik son derece pratik bir şekilde sosyal ağınızı kurmanıza olanak veren sistem, kişiselleştirme konusunda da zengin seçeneklere sahip.

Google bunu da yaptı

Google bunu da yaptı

Yazılım mühendisi Sebastien Thrun şirketin resmi blogundan yaptığı açıklamada, diğer araçları görmek için üstündevideokameralar, radar sensörleri ve lazer menzil ayarlayıcıları bulunan otomobillerin şimdiye dek yapılan deneme sürüşlerinde 224 bin kilometreden fazla yol katettiğini belirtti.





Bu testler sırasında araçlarda her an kontrolü ele almak üzere deneyimli bir sürücünün ve bir yazılım uzmanının da bulunduğunu belirten Google, bu araçların trafik yoğunluğunun ve kaza sayısının azalmasına yardımcı olmasını umduğunu bildirdi.

Şoförsüz test otomobilleri, San Francisco'nun ünlü Golden Gate Köprüsü, kentin meşhur inişli çıkışlı sokakları ile Google'ın ofis binaları ve Tahoe Gölü arasında mekik dokudular.

Google mühendisleri New York Times gazetesine, otoyollarda bu araçların hiçbir kazaya karışmadan gidip geldiklerini, sadece bir kez bir otomobilin trafik ışıklarında başka bir araca hafifçe arkadan çarptığını anlattılar.

Stanford ÜniversitesiBilgisayarBilimi ve Elektrik Mühendisliği Profesörü Thrun, yürüttükleri projede güvenliğin öncelikli olduğunu belirterek, deneme sürüşleri yapılan otomobillerin kat ettiği yolların önceden gerçek sürücüler tarafından belirlendiğini, sonra da polise bildirildiğini kaydetti.

Dünya Sağlık Örgütü'nün rakamlarına göre her yıl trafik kazalarında dünyada 1,2 milyondan fazla kişinin öldüğünü anımsatan Thrun, geliştirdikleri teknolojinin bu sayıyı azaltabileceğinin, belki yarıya indirebileceğinin altını çizdi.

Profesör Thrun, bu projenin henüz deneme aşamasında olmasına karşılık, ileri bilgisayar bilimi ve teknolojisinin gelecekte ulaşımın nasıl olacağını göstermesi açısından önemli olduğunu belirterek, "Gelecek heyecan veriyor" dedi.

Sadeceinternetteknolojilerinde sunduğu çözümlerle değil, tüm insanlığın en büyük problemlerine de çözüm arayan bir şirket olmak istediğini açıklayan Google, buteknolojisayesinde tamamen insansız araç geliştirmek değil, sürücülere mümkün olan en fazla yardımı sağlamayı amaçladığına işaret ediyor.

7 Ekim 2010 Perşembe

Bilgisayarınız birkaç saniyede açılacak

Bilgisayardaki en eski yazılımlardan olan ve Bios olarak bilinen bileşendeki güncelleme sayesinde PC'ler birkaç saniyede açılabilecek.

Yeni PC'ler, masaüstü bilgisayarların en eski parçalarından birinin güncellenmesi sayesinde sadece birkaç saniye içinde çalışmaya başlayabilecek.

Bu güncelleme, bilgisayarların Bios olarak bilinen ve işletim sisteminin devreye girmesini sağlayan 25 yıllık çalıştırma yazılımının sonu anlamına geliyor.

Aslında bu kadar uzun süre kullanılması planlanmayan bu yazılım, modern PC'lere de uyum sağlayabildiği için uzun ömürlü oldu.

Bios'un yerini alacak ve eskisinden daha esnek olacak şekilde tasarlanan "UEFI" (Unified Extensible Firmware Interface-Birleşik Uzatılabilir Yazılım Arayüzü) yazılımı, 2011'den itibaren yeni PC'lerde kullanılmaya başlanacak.

6 Ekim 2010 Çarşamba

Türksat, uydudan kablosuz internet ( UydunetSky ) hizmeti vermeye başladı

Türksat, uydudan kablosuz internet erişimini vermeye başladı. UydunetSky markas ile ve “Kimse internetsiz kalmasın” sloganıyla sunulan hizmet sayesinde, karasal altyapının olmadığı yerlerde de artık internet kullanmak mümkün hale gelecek.
Türksat A.Ş.’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Türksat sahip olduğu uydu iletişim altyapısını kullanarak, uydudan kablosuz internet erişimini vermeye başladı. UydunetSky markas ile ve “Kimse internetsiz kalmasın” sloganıyla sunulan hizmet sayesinde, karasal altyapının olmadığı yerlerde de artık internet kullanmak mümkün hale gelecek. Son kullanıcılar için geliştirilen UydunetSky, genişbant internet sayesinde dosya indirme, internette gezinti yapma, e-posta alam ve gönderme gibi hizmetleri Türkiye’nin her yerinden sağlanacak. UydunetSky alabilmek için, uydu anteni kurulumu (74 cm çapında), modem ve aktivasyon hizmeti gerekecek. Aboneler, uydu kurulumunu satın alabilecek ya da kiralayabilecek. Türksat uydular üzerinden 2 Mbps’ye kadar internet erişiminin sağlanabileceği UydunetSky hizmetinde kullanıcılar, aylık 1 veya 2 GB limitleri seçebilecekleri gibi, kota aşımlarında tarifede belirten ücretler üzerinden ilave hizmet de alabilecek. UydunetSky aboneleri, karasal mobil ve sabit altyapıdan bağımsız internet erişimi için ayda 36 dolardan başlayan ücretler ödeyecek.

5 Ekim 2010 Salı

Siber savaş başladı

Önde gelen internet güvenlik firması Kaspersky Labs'in kurucusu Eugene Kaspersky, dünyanın devletler arası siber-savaş çağına girdiğini söyledi.





İSTANBUL - İstanbul Teknik Üniversitesi’nde bir konferans veren, dünyanın önde gelen anti-virüs yazılım şirketlerinden Kaspersky’nin Başkanı Eugene Kaspersky, dünyanın siber savaş çağına girdiğini, Türkiye’nin de böylesi bir saldırıya uğrayabileceğini söyledi. NTV’ye konuşan Kaspersky “İleride ordularda siber-tugaylar görürseniz şaşırmayın” dedi.

Siber saldırı kavramı son olarak gündeme İran’ın endüstri tesislerindeki bilgisayarlarda tespit edilen ‘Stuxnet’ adlı yazılımla gelmişti. İddia, bu sanal saldırının ardında ABD ya da İsrail'in olabileceği yönündeydi. Bu konuda görüşünü sorduğumuz Kaspersky, Stuxnet’i ayrıntılı olarak incelediklerini ve yazılımın bugüne kadar gördükleri en karmaşık zararlı yazılım olduğunu söyledi.

“İki aydır üzerinde çalışıyoruz ve hala yeni bulgular elde ediyoruz” diye konuşan Kaspersky, Stuxnet’in “sıradan internet korsanlarının işi olamayacağını” iddia etti.

Kaspersky, “Bunu bir devlet mi üretti?” şeklindeki soruyu şöyle yanıtladı: “Bu yazılım sanal suçluların ya da internet holiganlarının ürünü değil. Geriye ne kalıyor? Bir devlet olabilir. Politik sebepleri olan bir saldırı gibi gözüküyor ve çok ciddi.”

“Korkarım ki buna benzer daha çok olay göreceğiz” diye konuşan Kaspersky, Türkiye'nin de bu tür saldırılarla karşılaşabileceğini savundu.

İleride nükleer santrallerin ya da silah sistemlerinin açılıp kapanmasına yolaçacak saldırgan yazılımların ortaya çıkmasının olası olduğunu söyleyen Kaspersky, “korkarım bu gerçekleşecek” dedi.

Kaspersky, bu saldırıların önlenmesi için yeni birimlerin kaçınılmaz olduğunu, hükümetler bu alandaki çalışmalara daha çok eğileceğini söyledi.

Google’dan ‘jpeg’e rakip format

Daha az yer kapladığı için internet sitelerinin daha hızlı yüklenmesini sağlayacak yeni görsel formatı WebP, Google tarafından tanıtıldı.


Artık arama motoru kimliğinin çok ötesine geçen Google, şimdi de dijital fotoğraf formatı geliştiriyor. WebP adını verdikleri yeni format, ‘jpeg’e kıyasla yüzde 40 daha az yer kaplıyor.

Ürün geliştirme müdürü Richard Rabbat, bugün internette yer alan görsel formatların 10 yılı aşkın bir süre önce geliştirildiğini ve o günlerin teknolojisini taşıdğını söyledi. Ekip olarak görüntü kalitesini düşürmeden web’te yüzde 40 daha az yer kaplayan kaplayan WebP formatını geliştirdiklerini söyleyen Rabbat, bir kaç hafta içinde Chrome tarayıcıda bunu test etmeye başlayacaklarını açıkladı.

İnternet sitelerinde jpeg veya gif olarak yer alan sabit görsellerin yüzde 40 daha az yer kaplaması durumunda, sayfalar çok daha çabuk yüklenecek. Firma, kendi ürünü Chrome dışında diğer tarayıcıların da bu formatı desteklemesi için yayıncı firmalarla görüşmelerini sürdürüyor.

Google TV Sitesi Yayında

Google'ın büyük beklentiler ile birlikte geliştirdiği Google TV adlı sistem, sonunda bir web sitesi ile birlikte kullanıcıların karşısına çıkıyor





Google'ın son oyuncağı Google TV, sonunda kendisine ait bir web sitesi ile kullanıcılarının karşısına çıkıyor. Google TV'nin resmi sitesinde, bu servise ait geniş ve detaylı bilgilendirmeler bulunuyor. Google, bu servisiyle birlikte televizyon dünyasının internet ile iç içe geçme aşamasında oluyor olmasının avantajlarını sonuna kadar kullanmayı planlıyor.

Google TV ile birlikte Google, "Televizyon dünyası, arama motoruyla tanışıyor" sloganını kullanıyor. Zira Google TV kullanıcılara, televizyon anlayışını baştan aşağı değiştirmeyi vadediyor. Uygulama desteği, popüler televizyon şovları hakkında geniş ve detaylı bilgi alabilme sistemi ve Android temelli telefonlara yüklenebilecek olan bir uygulama sayesinde, telefonunuzu uzaktan kumanda olarak kullanabilme özelliği sayesinde Google TV, teknoloji meraklılarının ilgisini bir hayli çekti.

4 Ekim 2010 Pazartesi

CeBIT başlıyor

Teknoloji tutkunlarının merakla beklediği, CeBIT Bilişim Eurasia 6 Ekim’de başlıyor



CeBIT başlıyor!
Teknoloji tutkunlarının merakla beklediği, CeBIT Bilişim Eurasia 6 Ekim’de başlıyor.
CeBIT Bilişim Eurasia’da bu yıl 21’inci yüzyılın heyecan verici ürün ve hizmetleri ilk kez görücüye çıkacak.
On binlerce teknoloji tutkununun merakla beklediği, Avrasya Bölgesi’nin en büyük iş geliştirme ve teknoloji platformu CeBIT Bilişim Eurasia 6 Ekim’de başlıyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın da katılacağı törenle açılacak fuar, 10 Ekim’e kadar devam edecek.
Türkiye’nin bilgi ve iletişim teknolojileri konusunda Avrasya’ya açılan ticaret kapısı CeBIT Bilişim Eurasia, bu yıl 11’inci kez 6-10 Ekim 2010 tarihleri arasında TÜYAP Beylikdüzü Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Farklı ülke ve bölgelerden gelen onbinlerce teknoloji tutkununun akın ettiği fuarın açılış törenine Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Azerbaycan Rabıte ve Informasyon Teknolojileri Bakanı Ali Abbasov, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, Sanpaş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Şekip Karakaya, Türksat Genel Müdürü Dr. Özkan Dalbay ve Deutsche Messe AG Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Andreas Gruchow katılacak.

-BİNİN ÜZERİNDE FİRMA KATILIYOR-

CeBIT Bilişim Eurasia’da aralarında Siemens, IBM, Oracle, Motorola gibi isimlerin de bulunduğu binin üzerinde şirket, kurumsal çözümlerini sunacak. Fuarda ayrıca 5 gün boyunca en yeni teknolojiye sahip televizyonlardan dizüstü bilgisayarlarına, dijital fotoğraf makinelerinden, kameralara, dijital eğlence ürünlerinden, donanım, yazılım ve çevre birimlerine kadar binlerce yeni ürün ve hizmet tanıtılacak.

-GELECEĞİN AKILLI ŞEHİRLERİ ŞAŞIRTACAK-

CeBIT Bilişim Eurasia’da bu yıl ‘Akıllı Yaşam Konseptleri’nin öne çıktığı bir yıl olacak. Türkiye’nin artan bölgesel gücü, gelişen yeni iş ilişkileri ve iş modellerinin yanı sıra Türkiye’nin çevre ülkeler tarafından model olarak gösterileceği platformda; büyüyen şehirlerin iletişim, güvenlik, ulaşım, hava kirliliği, eğitim, sağlık ve alt yapı alanlarında karşılaştığı sorunları bilişim teknolojileriyle nasıl giderilebileceği hazırlanan projeler ile aktarılacak. Ayrıca fuar süresince düzenlenecek seminer, konferans ve panel etkinlikleriyle konunun bütün paydaşlar ile paylaşılması sağlanacak. Proje kapsamında Ortadoğu coğrafyası, Kuzey Afrika, CIS ülkelerinden ve ülkemizin 81 ilinden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden il özel idarelerinden sorumlu yöneticileri, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yetkililerini, belediye başkanları, belediye başkan ve yardımcıları, bilgi işlem yetkililerine aktarılacak.

-BİLİŞİM ETKİNLİKLERİNİ HİFAŞ ORGANİZE EDİYOR-

CeBIT Bilişim Eurasia’nın 11’nci yılında hazırladığı yenilikler arasında forum, seminer ve konferanslar yer alıyor. Bilişim Etkinlikleri 6 ? 10 Ekim tarihleri arasında Cebit Bişim Eurasia ile eş zamanlı olarak Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde HİFAŞ tarafından düzenlenecek.
6 ? 10 Ekim tarihleri arasında CeBİT Bilişim Eurasia ile eş zamanlı olarak Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek bilişim etkinliklerinde, 60’ın üzerinde forum, seminer ve konferans fuara paralel olarak gerçekleşecek. Bilişim ve iş dünyasının profesyonellerini tek bir noktada buluşturacak Bilişim Etkinlikleri’nde bilişim çözümlerinin sektörlere sunduğu maksimum faydalar, aralarında Türksat, Sampaş, Siemens, IBM, Oracle, Motorola, TEB, Garanti, gibi dev markaların oturumlarıyla katılımcılara aktarılacak.

-6 MİLYAR EURO’LUK İŞ HACMİ GERÇEKLEŞMESİ BEKLENİYOR-

Akıllı Kent çözümlerinin, yazılım, donanım, hizmet ve mobil iletişimdeki en yeni teknolojilerin görücüye çıktığı CeBIT Bilişim Eurasia 2010’da, katılımcıların hedef ziyaretçileriyle bir araya gelerek iş görüşmeleri gerçekleştirebilecekleri en kapsamlı networking ve eşleştirme platformu oluşturan b2fair Matchmaking’de ilk defa bu yıl düzenlenecek. HİFAŞ ve Deutsche Messe AG tarafından yürütülen pazarlama ve tanıtım faaliyetlerine ek olarak bu yıl Dış Ticaret Müsteşarlığı ilk kez CeBIT Bilişim Eurasia’ya destek vererek "Uluslararası Satın Alma Heyetleri Programı" kapsamında 58 farklı hedef ülkeden satın alma heyetini davet edildiği fuarda bu yıl 6 milyar Euro’luk iş hacmi gerçekleşmesi bekleniyor.

Facebook, Skype İle Ortaklığa Giriyor

Dünyanın en büyük sosyal ağ sitesi ile en popüler anlık mesajlaşma uygulamalarından biri olan Skype ortakk bir projeye girişiyor. Bu ortaklık ne gibi faydalar getirecek?

Dünyanın en büyük sosyal ağ sitesi Facebook ile sesli ve anlık iletişim alanında en önde gelen yazılımlardan olan Skype ortak bir proje üzerinde çalışmaya başlıyor.

Bahsi geçen proje ile henüz beta sürümünde olan Skype 5.0'ın tam sürümü Facebook Connect ile entegre hale gelecek.



Facebook Arkadaşları İle İletişim

Bu entegrasyon sonucunda kullanıcılar Facebook arkadaşlarına SMS gönderip, görüntülü konuşma yapabilecekler.

560 milyon adet kayıtlı kullanıcısı olduğu belirtilen Skype'ın Facebook ile ortak giriştiği bu projenin iki firma açısından da çok faydalı olacağı iddia ediliyor.

1 Ekim 2010 Cuma

Elektrikli otomobilin fiyatı belli oldu

100 kilometrede sadece 3 TL'lik elektrik gideri olacak


Renault Paris’te 2011 yılından itibaren İsrail ve Danimarka’da ardından tüm Avrupa’da piyasaya çıkacak olan, Bursa’da ürettiği elektrikli Fluence’ın fiyatını açıkladı. Renault, elektrikli Fluence için 21 bin 300 Euro’luk bir Avrupa satış fiyatı belirlemiş. Ancak Renault’un açıkladığı fiyata aracın batarya fiyatı dahil değil. Yani elektrikli Fluence satın alanlar, ayda 79 Euro’luk bir ödemeyle, bataryayı kiralamış olacaklar. Bursa’da üretilen bu aracın Türkiye’de de satılması halinde, 100 kilometre yol gidebilmek için ihtiyaç duyacağı elektrik için sürücüler sadece 3 TL ödeyecekler. Bu 100 kilometrede 5 litre dizel tüketen bir araçla karşılaştırıldığında 5 kat daha ucuz olacağı anlamına geliyor. Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar yıl sonunda ihracatına başlanacak olan Bursalı elektrikli Fluence’ın Paris’te sergilenen versiyonunun piyasaya çıkmaya hazır olan son hali olduğunu belirterek, hedeflerinin Türkiye’de de bir an önce yola çıkmak söyledi. Aybar, elektrikli araçlar konusunun beklenenden hızlı geliştiğini söyleyerek açıklanan fiyatın dünyanın her yerinde rekabetçi bir fiyat olduğunu sözlerine ekledi. İbrahim Aybar, Türkiye’de elektrikli araçların ne tip vergiyle vergilendirileceği konusunun da bir an önce açıklığa kavuşturulmasını istedi. Ayrıca Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar , İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nden sonra, Ankara Büyük Şehir belediyesiyle de şarj istasyonları kurulması konusunda anlaşma vardıklarını belirterek, sıradaki şehrin mutlaka Bursa olacağını belirtti. İbrahim Aybar, dünyanın ilk elektrikli orta sınıf otomobilini üretecek olan Bursa’nın sokaklarında da elektrik şarj ünitelerinin çok sevindirici olacağını söyledi. Aybar “Türkiye’de yapılması beklenen vergi düzenlemesiyle elektrikli araçlardan KDV dışında vergi alınmamasına karar verilirse Türkiye bu araç için sıraya girebilir” dedi. Elektrikli Fluence satın alırken ucuz olduğu gibi 100 kilometrede sadece 3 liralık elektrik tüketimiyle de kullanırken de en ucuz otomobil olacağını belirten Aybar, şehirlerdeki şarj istasyonlarının yaygınlaşmasının bu tip araçların Türkiye’de satışını daha da kolay hale getireceğini sözlerine ekledi.

Cep telefonlarında silinen herşey geri getirilebiliyor

Bir çok kişinin "Nasıl olsa sildim" diye düşündüğü cep telefonu bilgileri, özel bir cihaz ve yazılımı sayesinde geri getirilebiliyor.





AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Ülkem Elektronik yetkilisi Devrim Esentürk, Japonya’dan ithal edilen ve sadece resmi kurumlara satılan özel bir cihaz ve yazılım sayesinde özellikle suça ilişkin delil toplanması konusunda önemli çalışmalar yapıldığını bildirdi.

Cep telefonlarından silinmiş SMS, telefon rehberi, arama kayıtları, kamera ile çekilen resimler, videolar ve eklenen müziklerin, "Yani telefonun içerisinde bir şekilde kaydedilmiş" her şeyin geri getirilebileceğini kaydeden Esentürk, bunun için cep telefonunun söz konusu alete bağlanmasının yeterli olacağını vurguladı. Marka ve modele göre ama kısa sürede her türlü bilginin geri getirilebileceğine işaret eden Esentürk, cihazın çalışma sistemini uygulamalı olarak gösterdi ve 1 yıl önce silinmiş SMS kayıtlarını tekrar ortaya çıkardı.

"Biz burada telefonun imajını alıyoruz, bütün bir hafızayı dışarı alıyoruz siz oradan istediğinizi ayıklıyorsunuz" diye konuşan Esentürk, telefonların söylenenden daha büyük bir hafızaya sahip olduğunu ve silinen verilerin de bu alanlarda korunduğunu bildirdi. Esentürk, kendi yaptığı testlerde bazı cihazlardan 1, 1,5 yıl öncesine ait verileri ortaya çıkardığını da anlattı.

Cihazın okunmasının ardından gerekli bilgilerin bir hafıza kartına kaydedildiğini ve bu kartın da bilgisayara takılarak döküm alınabildiğini gösteren Esentürk, bir cep telefonunun hareket halindeyken baz istasyonları ile arasında yaratılan bağlantı bilgilerinin bile bu cihaz sayesinde ortaya çıkarılabileceğini ve kullanıcının nerelere gittiğinin kesin olarak tespit edilebileceğini anlattı.

Okuma bilgilerinin arasında IMEI numarasından bağlantı kurduğu kablosuz adaptörün MAC adresine kadar bir çok detayın yer aldığını kaydeden Esentürk, sonuçların da güvenli olduğunu bildirdi.

Bir polis soruşturması sırasında cihaz bilgilerinin okunmasının ardından cihazın güvenlik amacıyla da kullanılan bir "HASH kodu" ürettiğine dikkati çeken Esentürk, cihaza sonrasında bir şey eklendiği ya da silindiği zaman bu kodun değiştiğini vurguladı. Esentürk, olası bir delil incelemesi ardından ilk çıkan HASH kodunun rapora yazılması ile cihaza sonradan yapılabilecek olası müdahalelerin de geçersiz kılınacağını söyledi.

Devrim Esentürk, fiyatı yaklaşık 20 bin TL olan bu cihazın, sadece istihbarat ve güvenlik birimleri tarafından kullanıldığını ve bireysel satışının olmadığını sözlerine ekledi.